Kitaplık
 


Kitaplık

Reha Günay

YEM Yayın

24 x 32 cm, 292 sayfa,1.baskı, Kasım 2014

İSTANBUL'UN KAYBOLAN AHŞAP KONUTLARI
15. ve 16. yüzyıldan günümüze Türk evi geleneğinin en sıradışı örneklerinin vücut bulduğu İstanbul, yakın zamana kadar koruduğu ahşap konut dokusunu ve buna paralel gelişen yaşama kültürünü bugün yitirmiş görünüyor. Bu geleneğin örneklerini eşsiz fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştiren kitap, bu tipolojiyi ve ortaya çıkardığı konut dokusunu gelecek kuşaklara aktaracak önemli bir belgeleme çalışması olarak dikkat çekiyor. YEM Yayın’ın hazırladığı kitap, iki ana bölüme ayrılıyor. Birinci kısım ahşap konut yapımının tarihçesinden “Türk evi” kavramını mimari ve yapım tekniği açısından anlatıyor. Ardından da bu geleneğin günümüze kadar gelebilmiş seçkin örneklerini planlar, resimler, gravürler ve fotoğraflar eşliğinde sunuyor. İkinci kısım ise Reha Günay tarafından 1960 yılından günümüze kadar farklı tarihlerde çekilmiş 4.000’e yakın fotoğraf arasından seçilen 200’ü aşkın siyah-beyaz fotoğrafla İstanbul konut dokusunun izini semt semt sürmeye çalışıyor. İstanbul’un Kaybolan Ahşap Konutları, yalnızca bir yapı tipolojisi ya da yapım tekniğinin anlatımının ötesinde, bir dönemin ev yaşantısı ve sosyal ilişkileri hakkında da fikir veren, ayrıca “zamanın değişimini ve toplumun, ekonominin, teknolojinin, kentleşmenin nereden nereye gittiğini gösteren” bir belgeleme çalışması olmayı amaçlıyor. 
Doğan Kuban

YEM Yayın

11,5x21,5 cm 248 sayfa Karton kapak 112 eser, 300’e yakın fotoğraf ve çizim 1.baskı Ekim 2013

OSMANLI'NIN iSTANBUL'U
İstanbul’daki Osmanlı mimari mirasını adım adım keşfetmek isteyenler için rehber kitap. Dünyaca ünlü mimarlık tarihçimiz Doğan Kuban, Fetih’ten Cumhuriyet’e kadar geçen süreçte Osmanlı’nın son başkenti İstanbul’da yapılan camilerden saraylara, hamamlardan çeşmelere, farklı tipoloji ve ölçekteki 112 eser üzerinden Osmanlı mimari mirasını bu rehber kitapta okuyucuya sunuyor…Osmanlı’nın İstanbul’u ile Prof. Doğan Kuban, okuyucuları, İstanbul’daki bir yandan gurur veren fakat öte yandan varlığı her geçen gün kent dokusu içinde kaybolan Osmanlı mimari mirasını, tanımaya ve anlamaya, keşfetmeye davet ediyor. Doğan Kuban, Mimar Sinan’dan Dalgıç Ahmed Ağa’ya, Balyanlar’dan Raimondo D’Aronco’ya, Osmanlı’nın büyük ustalarının imzalarını taşıyan saray, külliye, cami, hamam, köprü, yalı, çeşme gibi farklı işleve ve ölçeğe sahip 112 yapı üzerinden dönemin mimarisini anlatıyor. Osmanlı’nın, İstanbul’un silüetine, kültürel ve sosyal yaşamına bıraktığı kalıcı izler, Kuban’ın kaleme aldığı mimari, estetik, tarihi vb. değerlendirmeleri içeren kısa, öz ama doyurucu metinlere eşlik eden özgün fotoğraf ve çizimlerle zenginleştirilmiş, cebinizde bile taşıyabileceğiniz bu rehberin eşliğinde adım adım keşfedilmeyi bekliyor. İstanbul’un, ilk yerleşenlerden günümüze kadar tarihi fizyonomisini koruduğuna dikkat çeken Kuban, bu sürekliliğin Osmanlı çağında da sürdüğünü ve geliştirildiğini şöyle ifade ediyor:“İstanbul denizin yarattığı bir kenttir. 2700 yıldır buraya yerleşen Pagan, Hıristiyan ve Müslüman toplumlar, topografyanın verilerine uyarak, kendilerinden önce oluşan yerleşme mekânlarını ve yapıları bir ölçüde korumuşlardır. Böylece kentin tarihi fizyonomisinde belirli bir süreklilik yaratılmıştır. Megaralı kolonistler Bizantion’u, sonradan Osmanlı imparatorluk sarayının yerleşeceği Sarayburnu’nda, yamaçlar üzerinde, denizle sarılı olarak kurmuşlardı. Konstantinopolis’in bu kentsel kurgusu Osmanlı çağında da devam etmiştir. Haliç iç liman olarak kalmış, kentin surları ve kapıları aynen korunmuş ve tamir edilmiştir. Batı surlarında Yedikule bir kale olarak inşa edilmiş, kentin Ayasofya önünden Yedikule’ye giden ana yolu ile Beyazıt’tan Edirnekapı’ya giden yol korunmuştur. Çarşı bölgesi aynı yerde limana bağlı olarak kalmış, forumlarda büyük anıtsal camiler yapılmıştır. Fatih Sultan Mehmed, külliyesini ve mezarını Konstantin’in mezarının ve Havariyyun Kilisesi’nin yerine inşa ettirmiş, kiliseler camiye çevrilmiştir. Fatih’in bu tutumu simgesel bir anlam taşır. Çünkü kendisi, Peygamberin ünlü bir hadisini yerine getirmiş ve dünyanın en ünlü Hıristiyan kentinin yerine geçecek bir İslam kentinin kurucusu olmuştur. Bütün bunların sonunda Osmanlı Devleti’nin ve hanedanının en önemli simgesi olan İstanbul, İmparatorluğun gücüne ve görkemine göre kentsel ve mimari açıdan (dini yapılar dışında) alçakgönüllü ancak büyülü bir görüntüye sahip olmuştur. Bu durum, dünyada kentsel kuruluş tarihi MÖ 700’e uzanan tek başkent olan İstanbul’un sahip olduğu farklı kültür dünyasının ifadesidir. Türkçe-İngilizce ayrı baskılar halinde yayınlanan kitapta yer verilen yapılar, kısa yürüyüşlerle birbirine bağlanabilecek bir ulaşım düzenine ve topografyaya uyarak, sekiz bölgede alfabetik olarak sıralanıyor. Tarihi yarımadayı kapsayan Suriçi, Sultanahmet-Sirkeci, Beyazıt-Eminönü, Fatih, Aksaray-Yedikule olarak dört bölgeye bölünüyor. Surların dışında kalan Eyüp-Haliç, Galata-Beyoğlu, Üsküdar-Kadıköy beşinci, altıncı ve yedinci bölgeleri; Boğaziçi ise sekizinci bölgeyi oluşturuyor. Bu bölgelerin dışında kalan Büyükçekmece Köprüsü ve Mağlova Sukemeri de İstanbul çevresi olarak okuyucularla paylaşılıyor.
Francis D.K.Ching

YEM Yayın

21,5 X 27,7 cm 312 sayfa Karton Kapak 1.baskı Ekim 2013

ÇİZİMLERLE TAŞIYICI SİSTEMLER
Çizimlerle Taşıyıcı Sistemler / Şemalar, Sistemler ve Tasarım, mimari tasarım/bina bilgisi, taşıyıcı sistem/yapı bilgisi konularında çoksatan eğitim kitaplarının yazarı Francis D.K. Ching ve meslektaşları tarafından hazırlanmış temel bir başvuru kaynağı. Bina yapım sürecinin temel unsurlarından olan taşıyıcı sistemler, mimarların hâkim olması gereken zorlu konular arasında yer alıyor. Mimari tasarım projelerinin uygulama süreçleri inşaat ve statik mühendislerinin danışmanlığında yürütülse bile, bina tasarımı yapmak için mimarların da taşıyıcı sistem kuramı ve analizi konusunda yeterli bilgiye sahip olması gerekiyor. Çizimlerle Taşıyıcı Sistemler / Şemalar, Sistemler ve Tasarım kitabı, binanın taşıyıcı sisteminin –yapı elemanlarının sistem içinde şema, oran ve ölçekle bütünleşmesinin– mimari tasarımın temel unsurlarıyla olan ilişkisine dikkat çekerek taşıyıcı sistem tasarımına yeni bir bakış açısı getiriyor.
Selim Velioğlu

YEM Yayın

24 X 24 cm 264 sayfa Ciltli, Sert Kapak 1.baskı Kasım 2013

BİR AÇILIŞ OLARAK MEKAN
Selim Velioğlu, “Bir Açılış Olarak Mekân” adlı kitabında, açılış kavramından yola çıkarak ortaya koyduğu mimari mekân tasarımı anlayışını, “açılış”ın mekânsal bir gerçeklik olarak hayat bulmasını sağlayan beş temel kavram (çokluk, uydu öğeler, kütlesel kademelenme, avludan hayat bulma, yeşil üreten mekânsal kurgu) ışığında düşünceler, tasarımlar ve yapılar eşliğinde anlatıyor. Kitabın temel özelliği ya da farklılığı, günümüzde kutuplaşmış iki ayrı küme olarak algılanan kuramsal çalışmalar ile tasarım çalışmalarının bütünleştiği yeni bir alan açması. Ortaya konulan kuramsal yaklaşım, tamamı yazar ve çalışma arkadaşlarına ait tasarımlar ile örnekleniyor. Kitabın diğer bir özelliği de, mimar ya da tasarımcı olmayan okuyucuya mekân tasarımının gündelik yaşam ile iç içeliğine ilişkin iletiler sunması. Kitap yoğun içeriği ve sürükleyici kurgusuyla da dikkat çekiyor.
Yaşar Yılmaz

YEM Yayın

11,5 x 21 cm,196 sayfa,1.baskı, Ocak 2014

TÜRKİYE'NİN ANTİK KENTLERİ
Anadolu ve Trakya antik kentler yönünden oldukça zengindir. Anadolu'nun Asya ile Avrupa arasındaki köprü konumu bu tarihsel zenginliğin ana etkenlerindendir. Bu coğrafyada görülen şaşılası eskilikte ve farklılıkta tarihi yerleri başka bir coğrafyada görmek pek de olanaklı değildir. Anadolu MÖ 9600 yılına tarihlenen, dünyada keşfedilmiş en eski yapıyı Göbekli Tepe'de, Hattilere ve Hititlere ait MÖ 2000'lerden kalma antik kentleri Orta Anadolu'da, ilkçağın ünlü antik kentlerini de Ege sahillerinde barındırır. Antik kentleri gezerken, bu coğrafya halklarının atası olarak bilinen Luvi-Pelasglardan tutun da Hititlere, Makedonyalılara, Roma döneminden Doğu Roma (Bizans) dönemine, Selçuklulardan Osmanlı dönemine kadar tarihin izlerini peş peşe sürmek mümkündür. Yaşar Yılmaz'ın, 3,5 yıl boyunca tek tek yerinde inceleyip ortaya çıkardığı envanterden yararlanarak hazırladığı kitapta 118 antik kent tanıtılıyor. tarihi kaynakların da desteğiyle ortaya çıkan kısa, öz ama doyurucu metinler özgün fotoğraflar, güncel karayolları haritası ve yol tarifleri eşliğinde sunuluyor. Antik kentlerin pazaryeri, çeşme, tiyatro, hamam gibi kent çekirdeğini oluşturan önemli yapılarının yanı sıra önemli tarihi kişiliklerine, sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi vb. temel özelliklerine değiniliyor.  Antik kentler, kısa süreli yolculuklarla birbirine bağlanabilecek bir ulaşım düzenine ve topoğrafyaya uyarak, sekiz bölgede alfabetik olarak sıralanıyor. "Marmara" bölgesi ile başlayan kitapta, Ege bölgesi "Ege", "İç Ege", "Güneybatı Ege"; Akdeniz bölgesi ise "Batı Akdeniz", "Orta Akdeniz", "Doğu Akdeniz" olarak üçer bölüme ayrılırken, "İç Anadolu-Batı Karadeniz" ise sekizinci bölgeyi oluşturuyor.
Louis I. Kahn

YEM Yayın

11 x 21,5 cm 96 sayfa Karton kapak 1.baskı Şubat 2014

ÖĞRENCİLERLE SÖYLEŞİLER: LOUIS I. KAHN
YEM Yayın’ın “Söyleşiler” dizisinin Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahnadını taşıyan ilk kitabı ile Kahn, 45 yıl öncesinden tekrar konuşmaya başlıyor ve bugün de geçerliliğini koruyan düşüncelerini genç kuşaklarla paylaşıyor. Modern mimarlığın öncülerinden Louis Isadore Kahn’ın 1968 baharında Rice Üniversitesi mimarlık öğrencileriyle yaptığı söyleşi ve “serbest şiir” formundaki ders anlatımını merkezine alan kitap, Peter Papademetriou, Lars Lerup ve Michael Bell tarafından kaleme alınmış üç ayrı metinle tamamlanıyor. Louis I. Kahn (1901-74), modern mimarlığın önemli ustaları arasında yer alır. Az sayıdaki yapıtı ile çağdaş mimarlığı en çok etkileyen mimarlardan biri olan Kahn’ın önde gelen yapıları arasında Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü, Bangladeş Parlamento Binası, Hindistan İş İdaresi Enstitüsü, Richards Tıbbi Araştırmalar Merkezi, Exeter College Kütüphanesi, Yale Üniversitesi Sanat Galerisi ve Kimbell Sanat Müzesi sayılabilir. Mimarlık dünyasında hem ilham verici yapıları, hem de kişiliğiyle mite dönüşen Kahn’ın mimarlığa bakışı, aforizmaları, karmaşık özel yaşamı her zaman ilgi çekici olmuş, hatta yaşamı 2003 yılında oğlu tarafından çekilen Oscar adayı My Architect: A Son’s Journey adlı belgesele konu edilmişti. Moshe Safdie ve Robert Venturi ünlü öğrencileridir. Kahn mimarlığı tek bir yapıyla sınırlamayıp çevresiyle birlikte değerlendirmiş, kentsel tasarım sorunlarıyla ilgilenmiş ve mimarlık eğitimine de yaşamı boyunca büyük önem vermiştir. Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahn’da da öğrencileri düşünmeye ve soru sormaya özendiriyor. Tasarımın olması gerekeni düşünmekle başladığını telkin eden Khan’ın, 45 yıl önce dile getirdiği, günümüzde de geçerliliğini koruyan görüşlerinden bazıları:  “Bir mimarın profesyonel olarak gösterebileceği daha büyük bir yarar bilmiyorum, her binanın bir insan kurumuna, hangisi olursa, hükümet, ev, öğrenim, sağlık ya da eğlence, hizmet etmesi gerektiğini anlamaktan başka. Bugün mimarlığın en büyük eksiklerinden biri, bu kurumların tanımlanmıyor olmasıdır, bu kurumların programı yapan kişi tarafından verildiği haliyle kabul edilip bir binaya dönüştürülmesidir.” “Planlamanın henüz keşfedilmemiş alanları olduğuna inanıyorum. Planlamayı mimarlara bırakırsak, her şeyin gayet güzel olacağına inanıyorum. Ancak şehirde henüz keşfedilmemiş mimarlıklar var... Düzenin mimarlığı henüz keşfedilmedi.” “Birçokları mimarlığın ölmüş olmasını umuyor, çünkü onun yerinde gözleri var. Ancak maalesef mimarlığın kapsama becerisine sahip değiller. Dolayısıyla bugün birçok insan makineye çok fazla güvenme eğiliminde. Makineyi ellerindeki en büyük güçten, mimarlıktan ayırmamaları gerekiyor. Sonra mimarlıksız bir şehirde, şehir olmayacak bir şehirde yaşar bulabiliriz kendimizi.”
Rem Koolhaas

YEM Yayın

11 x 21,5 cm 112 sayfa Karton kapak 1.baskı Nisan 2014

ÖĞRENCİLERLE SÖYLEŞİLER: REM KOOLHAAS
YEM Yayın’ın “Söyleşiler” dizisinin Öğrencilerle Söyleşiler: Rem Koolhaas adını taşıyan ikinci kitabı raflardaki yerini aldı. Dünya mimarlığına yön veren Metropoliten Mimarlık Ofisi’nin (OMA) kurucusu olarak, 2008 yılında Time dergisi tarafından “Dünyanın En Etkili 100 İnsanı”ndan biri olarak gösterilen, Pritzker Ödüllü (2000) ünlü Hollandalı mimar Rem Koolhaas, bu kitapta Rice Üniversitesi Mimarlık Okulu’nun davetiyle öğrencilerin karşısına geçiyor. 21 Ocak 1991 tarihinde düzenlenen etkinlikte, biri ders diğeri seminer olmak üzere iki ayrı platformda söz alarak, yakın tarihli projeleri ve güncel tartışma konularından hareketle hem kendi hem de dünya mimarlığına ilişkin görüşlerini paylaşıyor. Zeebrugge Deniz Terminali (Belçika, 1989), Bibliothèque de France (Paris, 1989), ZKM Sanat ve Medya Teknolojisi Merkezi (Karlsruhe, 1989)... İlk bölümde çözümlenen bu üç büyük ölçekli OMA projesi, Koolhaas’ın iki başyapıtı Delirious New York’tan (1978) S, M, L, XL’e (1995) uzanan uzun soluklu araştırma sürecinde, büyüklük, metropoliten ve sıkışıklık kavramlarını sacayağı yapan bir mimarlık ve şehircilik anlayışının elle tutulur örnekleri olarak ortaya çıkıyor. Her bir proje, farklı yerlerde, bambaşka bağlamlar ve koşullar içinde, mimarlığa ve kentselliğe dair yeni potansiyeller ve sorunsallar keşfedip tanımlamaya adanmış bir mimarlık uğraşının izini sürmemizi sağlar.  Koolhaas, daha ilk bölümde, konuşmasına şu cümleyle başlar: “Mimarlık birçok sebepten ötürü tehlikeli bir meslektir.” Kitabın seminer bölümü, temelde, bu sebeplerin yöneltilen sorularla beraber yeniden düşünülerek yavaşça açımlanması olarak okunabilir. Koolhaas, mevcut koşulların direnç gösteren, her türlü çözümün altını oyan rastlantısallığı ile mimarın fantezi ve hayalleriyle gitgide büyüyen kibri, yani mutlak iktidarsızlık ile mutlak iktidar halleri arasında gidip gelen, sıkışan mimarlığın, tam da bu cendere içinden yeni olanaklılıklar çıkarabileceğini savunur. Bu bakımdan, kendi tabiriyle, tam bir “iyimser”dir. Kitabın sonundaki “Mermiyi Uçurmak, ya da Gelecek Ne Zaman Başladı?” başlıklı metinde, ünlü mimarlık eleştirmeni Sanford Kwinter, söyleşiyi kerteriz alarak Koolhaas’ın mimarlık düşüncesini irdelerken, kafa bulandırıcı ve asap bozucu sorulara makul, anlaşılır ve teselli verici yanıtlar yetiştirmektense, soruları daha da “büyüten” bir düşünme önermektedir. “İyimserlik benim için temel bir konum, bence bir mimar için neredeyse olmazsa olmaz bir yükümlülük. İyimserlikten başka bir saikle tasarım yapan bir mimar hayal edemiyorum, ama belki de bu çok naif bir düşünce… Benim konumum belki tam iyimserlik değil de, kendisine tamamen olumsuz bir okuma yapma hakkını kolay kolay tanımayan bir tür araştırma.” Rem Koolhaas
Fernand Braudel, Çeviri: Ali Berktay

Metis Yayınları

Türkçe, 1. Baskı, Karton Kapak, 464 Sayfa, 19,5 cm x 13 cm

Kasım 2007

BELLEK ve AKDENİZ: Tarihöncesi ve Antikçağ
Ülkemizde de tanınan bir tarihçi olan Fernand Braudel, alanlararası ve karşılaştırmalı bir tarih yaklaşımına sahip olan Annales ekolünün önde gelen isimlerindendir. Hayatta olduğu sırada yayımlanamayan, ancak ölümünden on üç yıl sonra okuyucuyla buluşabilen bu eserde anlatı tarih öncesinden, hatta Akdeniz tabanının ve çevresindeki dağların oluşumundan başlıyor. İnsanın diğer türlerden ayrılarak insanlaşmasının öyküsüyle devam eden eserde tarım, yazı, deniz yolculuğu, ticaret ve imparatorlukların doğuşuna yol açan büyük güçler parlak bir üslupla açıklanıyor, bölgenin coğrafyasının ve ikliminin binyıllar içinde yarattığı etkiler ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor. Fenikelilerin, Etrüsklerin, Yunanlılar ile Romalıların, Mezopotamya ile Mısır'ın kuruluşlarını, birbirleriyle ilişkilerini ve sönüp kayboluşlarını tutkulu bir dille anlatan yazar, çalışmalarını yürüttüğü dönemdeki son arkeolojik bulguları da işin içine kattığı bu son derece canlı ve kapsamlı çalışmasıyla, Akdeniz'de insanlık tarihinin başlangıcına yeniden hayat kazandırıyor.
Nafi Çil

YEM Yayın

Türkçe, 1. Baskı, 250 Sayfa, Karton Kapak, 14,5 cm x 20,5 cm

Nisan 2011

MİMARLIK VE RESİM SANATINDA YARATICI SÜREÇ
"Ben mimar olmadan önce ressamdım" diyen Nafi Çil’in Mimarlık ve Resim Sanatında Yaratıcı Süreç adlı yeni kitabı YEM Yayın’dan çıktı…“Kim bir şeyler yaratmak istiyorsa, düşünce adına layık olan felsefi düşünce içinde bunu kanıtlamalıdır” diyen Nafi Çil, bir amaç uğruna, temelini felsefi düşüncenin oluşturduğu disiplin içinde tutkuyla çalışarak elde ettiği yaratma süreci deneyimini bu kitap aracılığıyla okuyucularla paylaşıyor. Nafi Çil, “Hocam” diye tanımladığı Prof. Dr. Süleyman Velioğlu ile birlikte geçirdiği uzun yıllar boyunca hem felsefi düşünce dünyası içinde mimarlık ve resim alanında, hem de bilimsel gerçekler içinde, insan denen varlığı ele alırken; kendisine varolmanın koşullarını ve düşünme yetisini kazandıran, yaratma edimi yoluyla ölüme ve yokluğa karşı durmayı özbilince dönüştüren öğretilerle bu yeni kitabında bir keşfe çıkıyor…Yaratıcı süreç kavramı, “Benlik, Bireyde Varolma Duygusudur”, Sanat Eseri Bağımsız Bir Değerdir”, “Tinsel Varlığın Yaratma Edimi ve Süreci”, “Biz Kime Mimar Diyoruz?”, “Bir Yapının Mimari Eser Olma Koşulu”, “Mimarlık Sanatı Üstüne Türkiye Gerçeği” gibi başlıklar altında irdelenen kitapta Nafi Çil’in bugüne kadar gerçekleştirdiği mimari yapıtlardan ve resimlerden örnekler de yer alıyor.
Le Corbusier, Çeviri: Samih Rifat

Yapı Kredi Yayınları

Türkçe, 63 sayfa, 1. Hamur, Ciltsiz, 14 cm x 20 cm,

1. Basım 1993, 3. Basım: Şubat 2009

MİMARLIK ÖĞRENCİLERİYLE SÖYLEŞİ
Mimarlık tarihinde 20. yüzyıla damgasını vuran büyük ustalardan mimar ve şehirci Le Corbusier, çok ilginç bir yazardı da aynı zamanda. Uzun yaşamı boyunca, mimarlık, şehircilik, sanat ve yaşam üstüne öncü düşüncwlwri, oluşturduğu kuramları, dergilerle, konferanslarla ve yayımladığı onlarca kitapla, dünyanın dört bir yanına yaydı.Elinizdeki kitap, bu çok önemli yaratıcı ve düşünürün heyecan verici dünyasının kapılarını, Türk okurlarına ilk kez açıyor.
Yapı-Endüstri Merkezi

Türkçe, 1. Baskı, 167 sayfa, 320 mm x 240 mm

İstanbul, Şubat 2011

PROJELER YAPILAR 3/ EĞİTİM YAPILARI
"Projeler/Yapılar" dizisinin üçüncü kitabı "Eğitim Yapıları" Türkiye'den ve dünyadan önemli mimarların okul (anaokulu, ilköğretim, üniversite ), kütüphane, araştırma merkezi gibi projelerinden oluşan bir derlemedir. Kitapta son birkaç yılda, 29 mimar/mimarlık grubu tarafından Türkiye'nin ve dünyanın 22 şehrinde gerçekleştirilen 32 eğitim yapısının tasarımları sunuluyor."Eğitim Yapıları", mimarlar, mühendisler, şehir plancıları, içmimarlar, peyzaj mimarları için bir başvuru kitabı olmasının yanısıra mimarlık ve tasarım öğrencilerinin de Türkiye ve dünyadan seçilmiş projeleri inceleyerek kendi tasarım çalışmalarında yararlanabilecekleri değerli bir kaynak sağlıyor.
Alain de Botton, Çevirmen: Banu Tellioğlu Altuğ

Sel Yayıncılık

Türkçe, 1. Baskı, Karton Kapak, 300 sayfa, 195 mm x 135 mm

Ocak 2007

MUTLULUĞUN MİMARİSİ
Mutluluğun Mimarisi, Kuzey Avrupa mimarisinden Japon ve İslam mimarisine kadar dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkmış ve kabul görmüş mimari üslupları daha yakından tanımanızı, mimari ile felsefe, psikoloji, politika gibi alanlar arasında daha önce hiç aklınıza gelmeyen bağlantılar kurmanızı sağlayacak.
Jean Baudrillard , Jean Nouvel, K. Michael Hays Çevirmen: Aziz Ufuk Kılıç

Yapı-Endüstri Merkezi

Türkçe, 102 sayfa, 205 mm x 145 mm, 1. Baskı

İstanbul, Mart 2011

TEKİL NESNELER
YEM Yayın “Mimarlık/Kuram/Eleştiri” dizisinin ikinci kitabını yayımladı. “Tekil Nesneler: Mimarlık ve Felsefe” adını taşıyan kitap, bir filozof ve bir mimarın, Jean Baudrillard ve Jean Nouvel’in, kendi yapıt ve araştırmalarına kaynaklık eden “tekillik” motifi dolayımında gerçekleştirdikleri ufuk açıcı bir söyleşiden oluşuyor ve K. Michael Hays’in önsözüyle birlikte sunuluyor. Bir tekil nesne nedir? Tuhaf bir şey, bir tür göktaşı, tek bir noktada toplanmış, hiçbir şeyle değiş tokuş edilemeyen bir mutlak. Bir fikir olabilir, bir bina olabilir, bir renk, bir duygu, bir insan olabilir. Daima tekilliğidir onu tehlikeye atan. Kültürün medyatikleşmesi ve globalleşmesi, değerlerin değersizleşmesi ve yalnızca kanılardan oluşan bir düşüncenin genelleşmesi karşısında, tekil nesneler hâlâ nerede bulunabilir? Nasıl tanımlanabilir, yaratılabilir, korunabilir, tanınabilirler? Söyleşilerini işte bu tema etrafında örüyor Jean Nouvel ve Jean Baudrillard. Mimar ve filozof. Çağımızı ilgilendiren başka temel, yakıcı sorunlara da değiniyorlar. Ütopyacı ruhu hortlatarak geleceğin şehrini hayal ediyorlar. Saydamlık ideali ya da ideolojisinin, siyasetten mimarlığa, hemen her alana nasıl yavaş yavaş nüfuz ettiğini soruşturuyorlar. Ve kadim mesele: özgür olmanın zorluğu. Her ikisinin de yapıt ve araştırmalarına kaynaklık eden “tekillik” motifi üzerine bir deneme. Aynı zamanda bir etik oluşturma çabası. Dünyadaki büyük değişimlerle cebelleşen tutkulu ve sürükleyici bir metin. Mimarlık ve felsefe, daha önce hiç bu kadar açık ve kesin bir şekilde “karşı karşıya” gelmemişti. (K. Michael Hays’in önsözüyle…)
Juhani Pallasmaa, Steven Holl Çevirmen: Aziz Ufuk Kılıç

Yapı-Endüstri Merkezi

Türkçe, 1. Baskı, 90 sayfa, 205 mm x 145 mm

İstanbul, Mart 2011

TENİN GÖZLERİ: Mimarlık ve Duyular
“Tenin Gözleri: Mimarlık ve Duyular” adını taşıyan kitap, Finlandiya’nın önde gelen mimar ve mimarlık kuramcılarından Juhani Pallasmaa’nın imzasını taşıyor. İlk yayımlanışından bu yana bir mimarlık kuramı klasiğine dönüşen kitaba, Steven Holl’ün “İnce Buz” adını taşıyan önsözü eşlik ediyor. Mimarlık esin verir, bağlanma yaratır, yaşamı berkitir. Peki, o halde kâğıt üzerinde ya da bilgisayar ekranında iyi görünen eskizler “ten”e büründüklerinde nasıl oluyor da bu kadar düş kırıcı olabiliyor? Juhani Pallasmaa’ya göre sorun, mimarlık pratiği ve eğitimine nüfuz etmiş olan bugünün teknoloji eksenli tüketici kültüründe görsellik alanının başatlığından kaynaklanıyor. Dünya deneyimimiz beş duyunun bileşimiyle biçimlenir, oysa çağımızda mimarlık büyük ölçüde yalnızca bir duyu –görme– gözetilerek yapılıyor. Diğer duyu alanlarının bastırılması çevremizi yoksullaştırarak yalıtılmışlık ve yabancılaşma duygusu yaratıyor. Tenin Gözleri ilk kez 1996’da yayımlandı. Çok geçmeden bir mimarlık kuramı klasiğine dönüştü ve dünyanın pek çok yerinde mimarlık okullarında ders kitabı olarak okutuldu. Kitap temelde iki uzun makaleden oluşuyor. İlki, Batı kültüründeki görsel paradigmanın tarihte Greklerden bu yana nasıl geliştiğini ve dünya deneyimi ve mimarlığın doğası üzerinde ne gibi etkileri olduğunu konu alıyor. İkincisiyse, sahici mimarlık deneyiminde diğer duyuların rolünü inceleyerek, aidiyet ve bütünleşme duygusunu olanaklı kılan çokduyulu bir mimarlığın yolunu gösteriyor. Tenin Gözleri’nin ilk yayımlanışından bu yana, hem mimarlık felsefesi hem de mimarlık öğretimi alanında bedenin ve duyuların rolüne yönelik ilgi gitgide büyüdü. Bunun üzerine yazar, çığır açan kitabını 2005’te gözden geçirip savlarını pekiştirdi. Elinizdeki bu geliştirilmiş basım, mimarlara ve öğrencilere bütüncül bir mimarlık arayışında esin kaynağı olmayı ve genel okurun dünyayı algılama biçimini zenginleştirmeyi bugün de sürdürüyor.
John Berger Çeviri:Yurdanur Salman

Metis Yayınları

Türkçe, 162 sayfa, Karton Kapak, 13 cm x 19.5 cm,

İstanbul, Ekim 2010

GÖRME BİÇİMLERİ
Türkiye'de bütün kitaplarıyla her zaman kendisine geniş bir okur kitlesi bulan John Berger'ın klasiğidir Görme Biçimleri. Dokuz basım yapan kitap, Berger'ın bir ekip çalışmasıyla BBC için yaptığı bir televizyon dizisinden kitaplaştırılmıştır. Yayımlandığı 1972'den günümüze, yağlıboya resimden reklamlara, görselliği ve imgeleri anlamanın, eleştirel bir görme biçiminin manifestosu oldu bu güzel kitap. Metis Yayınları'nda da “görme” ile ilgili daha sonraki yayınlarımız için damar oluşturan esinleyici bir etkisi oldu.
M. Şinasi Acar

YEM Yayın

Türkçe, 1. Baskı, 574 sayfa, Ciltli Kapak, 270 mm x 195 mm

Haziran 2011, İstanbul

OSMANLI'DA GÜNLÜK YAŞAM NESNELERİ
Osmanlı’da Günlük Yaşam Nesneleri; Osmanlı’nın çeşitli dönemlerinde kullanılmış takvimlerden koyun saatlerine, terazilerden rubu tahtalarına, buhurdan ve gülâbdanlardan körüklü fenerlere, kemer tokalarından dikiş nakış araçlarına, mühürlerden kamış kalem ve kalemtraşlara, hokka ve divitlerden elyazması kitaplara, sancak Kurânlarından rahle ve çekmecelere, ferman ve beratlardan kale anahtarlarına, çok sayıda nesneyi bir arada sunuyor. Bir mühendis yaklaşımıyla uzun ve titiz bir çalışmanın sonucunda, bazıları ilk kez böylesi bir çalışmada yer alarak gün ışığına çıkan nesneleri yapım teknikleri, kullanım yer ve yöntemleri ile sanatkârları hakkında bilgiler de vererek aktaran M. Şinasi Acar, nesneleri ve kitabı şöyle tanımlıyor: “Geçmiş zaman penceresinden gülümseyip bizi selamlayan, birbirinden ilginç sanat eserlerimiz var. Ata yadigârı bu eserlerin pek çoğunun bugün hiç ustası kalmamıştır. Günümüzde müzelerde ve antikacılarda rastlanabilen ve eski zaman kokan bedenleri bana hep yalnızlık hissi veren örneklerin pek çoğu, geçmiş tarihimizin –artık yeniden yapılması olanaksız ve her biri bir başka incelik ve güzellik taşıyan– emanetleridir. Tarihsel olduğu kadar sanatsal değer de taşıyan bu eserler, uzun ve büyük bir saltanatın belâgatli ve gururlu tanıklarıdır. Kuşkusuz hiçbir değer sonsuza dek değerini koruyamaz. Değerliliği zaman içinde aşınmaya uğrar. İlerleme –ancak– bu değerlere çağın gereksinmelerine ve koşullarına uygun yenilikler ve çağcıl değerler katmakla sağlanabilir. Ama, böyle eski değerlerimizi saklamak, korumak, tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak bizim insanlık görevimizdir. Bir ülkenin bireyleri, kendi ulusunun insanlık tarihine ve insanlığın kültür mirasına yaptığı katkıların bilincinde değilse, o ülkenin öteki uluslar nezdinde saygın bir yeri olması çok güçtür. Bu nedenle kültür tarihimizdeki değerleri tanımak, duyurmak ve koruyup gözetmek hepimiz için yerine getirilmesi gereken bir görev ve insanlık adına ödenmesi gereken bir borçtur. Osmanlı’da Günlük Yaşam Nesneleri, bu borcun –hiç olmazsa– çok küçük bir bölümünü ödeyebilmek amacıyla yazılmıştır.”
Doğan Kuban

YEM Yayın

Türkçe, 175 sayfa, 405 mm x 310 mm

Ağustos 2010

CENNETİN KAPILARI: Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi'nde Hürremşah'ın Yontu Sanatı
Dünyanın en önemli mimari yapıtlarının içinde yer aldığı UNESCO Dünya Mirası Listesi’deki eşsiz yapıt Divriği Külliyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve YEM Yayın, İKSV işbirliğiyle bir kitapla belgelendi.Anadolu’da Selçuk döneminden kalan en görkemli yapı kabul edilen Divriği Külliyesi’ni tarih ve sanatseverlerle buluşturan Cennetin Kapıları - Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi’nde Hürremşah’ın Yontu Sanatı fotoğraf sergisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Desteği ve YEM Yayın, İKSV işbirliğiyle bir kitaba dönüştü. Sergi baz alınarak hazırlanan kitap, daha önce sergilenmeyen fotoğrafları ve Doğan Kuban’ın bu kitap için kaleme aldığı özgün metinleri içeriyor. Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi, mimari konsepti, anıtsal heykel nitelikli bezemesi ve benzeri olmayan yontularıyla dünya sanat tarihinde Türkiye Ortaçağ sanatının en önemli yapıtı olarak kabul ediliyor.Mimar-fotoğrafçı Cemal Emden’in fotoğraflarından oluşan Cennetin Kapıları sergisi 1965 yılından bu yana Divriği Külliyesi hakkında kitaplar ve yazılar yayımlayan Prof. Doğan Kuban’ın metinleri ve Y. Mimar Basri Hamulu’nun tasarım ve sponsorluğu ile gerçekleştirilmişti.
Yapı-Endüstri Merkezi

1. Baskı, Türkçe, Karton kapak, 176 sayfa, 320 mm x 240 mm,

İstanbul, Eylül 2010

PROJELER YAPILAR 2/ OFİSLER
“Projeler/Yapılar” dizisinin ikinci kitabı “Ofisler”, Türkiye’den ve dünyadan önemli mimarların seçkin ofis ve yönetim yapısı projelerinden oluşan bir derlemedir. Kitapta, son 4 yılda, 26 mimar/mimarlık grubu tarafından Türkiye’nin ve dünyanın 11 şehrinde gerçekleştirilen 32 yönetim yapısı ile ofisin tasarımları sunuluyor.Kuşkusuz, burada müelliflerinin izniyle yayımlanan projeler, onların en iyi yapıtları olmak iddiasını taşımıyor. Ancak bazıları YAPI dergisinde de yayımlanmış olan projelerden yola çıkılarak hazırlanan bu seçki, bina tipolojisi, modern ve geleneksel yapı malzemesi kullanımı, modern yapım teknikleri, topografyaya uyum vb. konularda başarılı örnekleri bir araya getiriyor. Kitapta bulunan yapılar ve iç mekân tasarımları, özel çekilmiş renkli fotoğraflar, vaziyet ve kat planları, kesitler, görünüşler ile aksonometrik çizimlerin yanısıra projeyi anlatan açıklama metinleriyle veriliyor.“Ofisler”, mimarlar, mühendisler, şehir plancıları, içmimarlar, peyzaj mimarları için bir referans kitabı olmasının yanısıra mimarlık ve tasarım öğrencilerine de Türkiye ve dünyadan seçilmiş projeleri inceleyerek kendi tasarım çalışmalarında yararlanabilecekleri değerli bir kaynak sağlıyor
Farshid Moussavi, Çeviri: Pelin Derviş

YEM Yayın

Türkçe, 1. Baskı, Ciltli Kapak, 520 Sayfa, 23 cm x 18 cm

Temmuz, 2011

BİÇİMİN İŞLEVİ
Biçimin İşlevi, tekrarlama ve farklılaşmaya dayanan yeni bir biçim kuramı önerir. Bu kuram, mimarlığı, çevreyle ilişkimize hükmeden özcü yaklaşımlardan sıyırmayı ve yapıları, giderek karmaşıklaşan çevremizi tanımlayan neden ve unsurların çeşitliliği içinde değerlendirmenin, “maddesellik” fikrini hem fiziksel hem de fiziksel olmayanı kapsayacak şekilde genişletmekle mümkün olacağını savunur. Bu aynı zamanda, yapılı biçimlerdeki işlevin yukarıdan aşağı doğru inen bir neden-sonuç ilişkisi içinde değil, çeşitli girdiler arasında çalışan bir çapraz işlem olarak kavramsallaştırılmasına olanak tanıyarak, onu matematik, biyoloji ya da bilgisayar bilimlerinde anlaşıldığı şekliyle kurgular. Kurgulamayı, biçimler ile onların tamamlayıcı parçaları ve bağlamı arasındaki karşılıklı etkileşime yardımcı olan bir çapraz işlev olarak tanımlayan Biçimin İşlevi, bu parçaların ya da maddi sistemlerin duyusal istekler ile üretim ve teknikle ilgili konular da dahil olmak üzere bir dökümünü ortaya koyar, bunların yenilikçi biçimler meydana getirmek için nasıl kurgulanacağını çözümler. Bu maddi sistemleri farklı şekillerde tekrarlayıp birleştirerek ve çeşitli konuları işin içine katarak, farklı algı ve etkiler veren benzersiz hibrit kurgular meydana getirmek için bir çapraz işlemin nasıl kullanılabileceğini gösterir.
Vitruvius

Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı

Türkçe, 241 sayfa, Karton kapak

Ocak 2005

MİMARLIK ÜZERİNE 10 KİTAP
... Antik çağdan elimize geçebilen mimarlık üzerine tek bilimsel eser olan De Architectura, mimarlık sanatının başta gelen eserlerindendir. Kitabın evrensel önemi ve içerdiği düşünsel yapı onu tek bir kültürün malı olmaktan çıkarmış, dünya klasikleri içinde bütün uygar insanların mirası yapmıştır...
Aldo Rossi

Kanat Kitap

Türkçe, 222 sayfa, Karton kapak, 240 mm x 165 mm

Eylül 2006

ŞEHRİN MİMARİSİ
Şehrin Mimarisi 40 yıl sonra Türkçe yayımlanıyor. Mimarlığa sunduğu özgürleşme alanı hala taze bir nefes; bu dünyanın başka türlü de olabileceğini tasavvur edebilenler için...
Le Corbusier

Yapı Kredi Yayınları

Türkçe, 331 sayfa, Karton kapak, 210 mm x 131 mm

Şubat 2010

BİR MİMARLIĞA DOĞRU
Hayatı boyunca tutkuyla bağlandığı mimarlığın ardında yatan gerçekliğe ulaşmak için bıkıp usanmadan çalışan ve yaşamını coşku dolu bir serüvene dönüştüren, 20. yüzyılın mimarlık ustası Le Corbusier'den modern mimarlığa ışık tutan bir başyapıt! Bir manifesto niteliğindeki bu yapıtında Le Corbusier, mimarlardan, kendisinin birer yalan olarak nitelediği biçemleri yadsımalarını ve tüm yaşamsal özlerinden boşaltılmış eski modelleri kopya etmeyi bırakmalarını istiyor. Büyük bir coşkuyla onları, mimarlığın -temel ilkeleri çoğunlukla unutulan ya da göz ardı edilen- canlı kaynaklarına, yalın, asal geometrik biçimlere dönmeye çağırıyor.
Marshall Berman, Çeviri: Ümit Altuğ, Bülent Peker

İletişim Yayınları

Türkçe, 12. Baskı, Karton Kapak, 463 sayfa, 195 mm x 130 mm

Mart 2009

KATI OLAN HER ŞEY BUHARLAŞIYOR: Modernite Deneyimi
Marx, Nietzsche ve çağdaşları henüz dünyanın küçük bir parçasının modern olduğu bir zamanda modernliği bir bütün olarak algıladılar. Yüz yıl sonra, modernleşme süreci dünyanın en uzak köşesindeki insanın bile kaçamayacağı ağını üstümüze attıktan sonra ilk modernistlerden öğreneceğimiz çok şey var; kendi çağları değil bizim çağımız hakkında. Onların, gündelik hayatlarının her anında, yaşayabilmek için bütün güçleriyle kavramak zorunda oldukları çelişkileri fark edemez olduk bizler. (...) Onların bakışlarını kendimize maleder, onların perspektiflerinden yararlanarak kendi ortamımıza yepyeni gözlerle bakarsak hayatlarımızda sandığmızdan daha fazla derinlik olduğunu göreceğiz. Dünyanın her yöresinde, bizlerinkine benzer ikilemlerle boğuşan insanlarla ortaklığımızı hissedeceğiz. Ve bu mücadelelerden doğan, çarpıcı zenginlik ve canlılıkta modernist bir kültürle, ancak kendimize maledebilirsek muazzam güç ve sağlık kaynakları barındıran bir kültürle bağ kurabileceğiz. Bakarsınız, böyle geriye gitmek ileri gitmek için bir yol olabilir. 19. yüzyılın modernizmlerini hatırlamak bizlere 21. yüzyılın modernliklerini yaratacak görüş ve cesareti verebilir. (...) Dünün modernliklerini kendimize maletmek hem günümüzün modernliklerine yönelik bir eleştiri hem de yarının ve ertesi günün modernliklerine -ve modern insanlara- bir inanç tazeleme olabilir.
David Harvey, Çeviri: Mehmet Moralı

Metis Yayınları

Türkçe, 3. Basım, Ciltsiz, 162 sayfa, 130 mm x 200 mm

Aralık 2009

SOSYAL ADALET VE ŞEHİR
Sosyal bilimlerin gelişiminde öyle bazı dönemler vardır ki mevcut bakış açıların derinden sarsan, dönüştüren kitaplar çıkar ortaya... Sosyal Adalet ve Şehir bunlardan biri. Mekan çalışmalarında klasikleşmiş bir yapıt. Kentsellikle ilgili kapitalist ve sosyalist formülasyonların ayrı bölümler halinde eleştirel bir incelemesini yapan Harvey, bir anlamda tarihsel maddeciliğin mekan çalışmalarına uygulanmasının ilk örneğini vermiş, sosya adaletsizliğin mekan üzerindeki bölümüne ve farklılaşmalarla nasıl örtüştüğünü göstermiştir. Zenginlik ve yoksulluk coğrafya üzerinde nasıl dağılır? Farklı yerler, konumlar ya da bölgeler arasında adil bir dağıtım mümkün mü? Hangi araçlarla mümkün? Bu araçların kendisi adil mi? Bir kente ilk gelenleri 'efendi', son gelenleri 'parya' yapan nedir?
Yapı-Endüstri Merkezi

1. Baskı, Karton kapak, 236 sayfa, 320 mm x 240 mm, 500'e yakın renkli fotoğraf ve çizim

İstanbul, Nisan 2010

PROJELER YAPILAR 1/ KONUTLAR
“Projeler/Yapılar” dizisinin ilk kitabı “Konutlar”, Türkiye’den ve dünyadan önemli mimarların seçkin konut projelerinden oluşan bir derlemedir. Kitap, son 4 yılda, 34 mimar/mimarlık grubu tarafından Türkiye’nin ve dünyanın 21 şehrinde gerçekleştirilen toplu konutlardan tek evlere, apartman dairelerinden tatil evlerine toplam 38 yapıyı “Evlerden Oluşan Siteler”, “Tek Evler”, “Toplu Konut ve Apartmanlar” bölümleri altında sunuyor.Kitapta müelliflerinin izniyle yayımlanan projeler, kuşkusuz onların en iyi yapıtları olmak iddiasını taşımıyor. Ancak YAPI dergisinde de yayımlanmış bazı projelerden yola çıkılarak hazırlanan bu seçki, bina tipolojisi, modern ve geleneksel yapı malzemesi kullanımı, modern yapım teknikleri, topografyaya uyum vb. konularda başarılı örnekleri bir araya getiriyor.Kitapta bulunan konutlar, özel çekilmiş renkli fotoğraflar, vaziyet ve kat planları, kesitler, görünüşler ile aksonometrik çizimlerin yanısıra projeyi anlatan açıklama metinleri ile veriliyor.“Konutlar”, mimarlar, mühendisler, şehir plancıları, içmimarlar, peyzaj mimarları için bir referans kitabı olmasının yanısıra mimarlık ve tasarım öğrencilerine de Türkiye ve dünyadan seçilmiş projeleri inceleyerek kendi tasarım çalışmalarında yararlanabilecekleri değerli bir kaynak sağlıyor.
Ross King

YEM Yayın

Türkçe, 181 sayfa, Karton Kapak, 14,5 x 20,5 cm

İstanbul, Mayıs 2010

BRUNELLESCHI’NİN KUBBESİ / FLORANSA’DAKİ BÜYÜK KATEDRALİN HİKÂYESİ
Filippo Brunelleschi, Rönesans döneminde İtalyan hümanist düşünürlerin özgün buluşlara yönelik doğal yeteneği ifade etmek için türettiği ingegno yani “deha” sıfatına değer görülen tarihteki ilk mimar hattâ ilk sanatçıdır. Çoğu ortaçağ mimarının adı bile bilinmezken onun adına şiirler düzülmüş, kitaplar ithaf edilmiş, biyografiler kaleme alınmış, büstleri ve portreleri yapılmıştır. Mimarın ilahi güçle hâlelendirilmesi yeni ve okuması keyifli bir efsane kültürünün de doğmasına yol açmıştır. Popüler kültür tarihi araştırmacısı Ross King’in yayımlandığı yıl Amerika’da çok satan kitaplar arasına giren bu çalışması, Brunelleschi’nin kubbesinin yapım sürecini mimarın kişisel serüveninin yanısıra savaşlar, siyasal entrikalar, mesleki rekabetler ve ağır çalışma koşullarını içeren toplumsal ve tarihsel arka planıyla birlikte dramatik bir anlatıma kavuşturuyor.
Sümer Gürel

Bağlam Yayınları

Türkçe, 309 sayfa, Karton Kapak, 13,5 x 19,5 cm

İstanbul, 2010

İNSAN İNSANIN KURDUDUR
Kitap, filozof Thomas Hobbes’un (Latin atasözünden kendisine mal ettiği) ünlü “Homo Homini Lupus / İnsan İnsanın Kurdudur” özdeyişinden esinlenerek ele alınmış. 1958’de akademik yaşamına İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitirerek aynı fakültede asistan olarak başlayan Sümer Gürel’in antropolojik, sosyolojik, genetik ve en çok da psikiyatri alanındaki kaynaklardan yararlanarak çizdiği karamsar tabloda insanın “varlık dünyasındaki konumu”na eğiliyor. Erk tutkusunun ve erkek bireyin öne çıktığı bu tabloda Gürel, on bin yılı aşkın “kayıtlı insanlık tarihi” boyunca bireylerin bütün zihinsel gelişmelerine karşın, ruhsal boyutta ters orantılı biçimde artan sapkınlıklara (patolojilere) uğradıklarını dikkat çekiyor. Hâlâ kimi üniversitelerde Ütopya, Mimarlık ve Felsefe, Temel Tasarım gibi konularda dersler veren ve bu konularda makale yayınlamayı sürdüren Gürel, karamsar bir tablo ile başladığı çalışmasını “Bir Ütopya Denemesi” ile bitiriyor.
M. Şinasi Acar

Eskişehir Ticaret Odası Yayınları

151 sayfa, Türkçe, Karton kapak, 19,6 x 25 cm

Eskişehir, 2009

ESKİŞEHİR ZAMAN, MEKÂN, İNSAN
"Ben tarihçi değilim; 'Eskişehir Zaman, Mekân, İnsan'da bir tarih kitabı değil. Eskişehir’le ilgili kimi tarihsel dönemlerin, yerlerin ve yaşamların -bir mühendis gözüyle- bana ilginç gelen ve önemli bulduğum yönlerini ön plana çıkaran ve bunları okuyucuyla paylaşmayı amaçlayan yazılar bunlar. Bunları okuyanlar da ilginç bulur ve o yönde derinleşmek isterlerse elbet tarih kitaplarına başvuracaklardır." (M. Şinasi Acar) Kitap, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünde "Türk Hat Sanatı" seçmeli dersini veren ve Türk Hat Sanatı (1999), Gelimli Gidimli Dünya (2004), Türkiye’de Beton Prefabrikasyonun Tarihçesi (2006), İstanbul’un Son Nişan Taşları gibi eserleri bulunan Mühendis M. Şinasi Acar’ın Eskişehir Ticaret Odası Dergisi’nde 2004-2008 yılları arasında yayınlanan yazılarından derlenmiş.
Kingston Wm. Heath

Architectural Press

185 sayfa, İngilizce, Karton kapak, 18,8 cm x 24,5 cm

Büyük Britanya, 2009

VERNACULAR ARCHITECTURE AND RAGIONAL DESIGN
Sürdürülebilir tasarım, uygulayıcıların bir takım sosyal, kültürel, ve çevresel koşulları göz önünde bulundurmasını gerektiriyor. "Vernacular Arhitecture and Regional Design" (Yerel Mimarlık ve Bölgesel Tasarım) bölgesel bir yerleşimin karmaşıklığını anlayabilmek için bir dizi strateji tanımlamakta. Kitap, uluslararası örnek çalışmalar üzerinden, mimar ve tasarımcıların kültürel ve çevresel açıdan uyumlu tasarım çözümleri bulabilmek için izledikleri taktik ve stratejileri ele alıyor. Kitabın yazarı Dr. Kingston Wm. Heath Oregon Üniversitesi’nde Tarihi Koruma Programı’nda öğretim görevlisi ve aynı zamanda da programın yöneticisi.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

YEM Yayın

Türkçe, 400 sayfa, Karton Kapak, 114 adet siyah-beyaz çizim ve fotoğraf, 14.5 x 20.5 cm

İstanbul, Ocak 2010

KAMU YARARI'NI ÖNCELİKLİ GÖREN BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ - İNSANLAR ANILDIKÇA YAŞAR
“Kamu Yararı”nı Öncelikli Gören Bir Yaşam Öyküsü - İnsanlar Anıldıkça Yaşar” adlı kitapta, Cumhuriyetin ilk on yılında doğmuş ve “kamu yararı”nı her şeyin üzerinde görmüş bir Cumhuriyet kuşağı mensubunun; ülkemizin ilk kadın şehir plancılarından ve İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin “ilk kadın dekanı” olan Prof. Hande Suher’in yaşam öyküsü gözler önüne seriliyor. Kitapta, Prof. Suher’in, şehircilik ve mimarlık meslekleri ile İstanbul Teknik Üniversitesi’ne olan sevgisi, yürekten bağlılığı, hizmet aşkı ve doğruları savunmaktaki mücadele azmi, bilimsel merakı, dürüstlük ilkesi, mesleki etik değerlerden taviz vermeyen tutumu göze çarparken, özel yaşamından kesitler de duygulu anlatımlar eşliğinde okurla paylaşılıyor.
Carol Davidson Cragoe, Çeviri: Pelin Derviş

YEM Yayın

Türkçe, 1. Baskı, Karton Kapak, 256 sayfa, 165 mm x 136 mm

Mayıs 2011, İstanbul

BİNALAR NASIL OKUNUR? Resimli Bina Okuma Rehberi
"Binalar Nasıl Okunur?", mimarlığı görerek anlamak isteyenlerin, binaların tarihine ve mimari tasarımına ilişkin gizli ipuçlarını okurken başvurabileceği pratik bir rehberdir. Cebe sığacak kadar küçük, ama farklı konular hakkında doğru bilgiler verecek kadar büyük olan bu rehber, Antik Yunan'dan itibaren farklı çağlara ait yapıların ayır tedici özelliklerini inceliyor; bir binayı tanımlamak ve tarihsel bağlamı içinde değerlendirmek için gerekli ölçütleri belirliyor; açıklamalar ve zarif gravürlerle birlikte mimari üsluplar ve yapı öğeleri üzerine detaylı bir görsel mimarlık sözlüğü oluşturuyor. Çevirisini Pelin Derviş'in yaptığı kitabın yazarı ise Carol Davidson Cragoe.
Özgönül Aksoy

YEM Yayın

Türkçe, 120 sayfa, Karton Kapak, 6 adet siyah-beyaz çizim ve fotoğraf, 14,5 x 20,5 cm

İstanbul, Şubat 2010,

BİÇİMLENDİRME
Anadolu’daki ilk “mimarlık bölümü”nü KTÜ’de Erdem Aksoy ile birlikte kuran Özgönül Aksoy’un 1977 yılında Bina Bilgisi alanında yaptığı profesörlük çalışması olan “Biçimlendirme”, insanın içine doğduğu biçimlendirilmiş dünyanın yine insan tarafından biçimlendirildiği fikrinden yola çıkıyor. Yazar “Biçimlendirme” kitabında yapıp edilenlerin, üretilenlerin, tutum, davranış ve duyguların, yalnızca mimarlık yapılarının değil, toplumsal-kültürel ilişkilerin biçimleri üzerinde düşünüyor ve düşündürmeyi amaçlıyor… Kitap, tasarlama faaliyetine bir biçim verme işi olarak bakabildiğimiz ölçüde mimarinin nesnesi “bina” ile öznesi “tasarımcı”yı ilişkilendirebileceğimizi gösteriyor. Burada “biçimlendirme faaliyeti” aracılığıyla hem üretim süreci, hem de “ürün” olarak tasarımın insan ve tasarımcı merkezli yönünün altı çiziliyor.
Editör: İhsan Bilgin, Fotoğraflar: Cemal Emden

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

158 sayfa, Türkçe, Karton kapak, 20,9 x 33,6 cm

İstanbul, 2009

LONDRA: METROPOL VE MİMARLIK
"Dünya Kentleri" dersi, BİGİ-MİMARLIK yüksek lisans programında yoğun biçimde işlenen modern kent ve mimarlık tarihi konularının, dünyada gündem oluşturmuş kentlerden birine odaklanarak pekiştirilmesi, modern mimarlık kültürüne ilişkin görgünün derinleştirilmesi amacı ile programa alınmış zorunlu dersler arasında bulunuyor. Ders, akademik takvim boyunca o yıl için seçilen şehirle ve mimarisiyle ilgili seminerlerle sürdürülmekte ve akademik yıl sonunda yapılan araştırma ve keşif hedefli gezi ile tamamlanmakta. Bu kitabın ve eşlik ettiği serginin malzemesi, 2007-08 akademik yılında yapılan çalışmalar ile Temmuz 2008’de Londra’ya yapılan geziden derlenmiştir.
Bert Bielefeld, Sebastian El khouli

YEM Yayın

Türkçe, 84 sayfa, Karton Kapak

İstanbul, Mayıs, 2010

TASARIM FİKİRLERİ
Öğrenciler için tasarım, farklı yaklaşım ve etkilenmelerle dolu bir deneme-yanılma sürecinin sonucunda ortaya çıkar. Bu deneme süreci sayesinde yeni seçenekler ve ilginç çözüm yolları bulunur. Böylece tasarım problemine bakışlar giderek netleşir ve sonunda ortaya bir tasarım çıkar. Sadece öğrenciler için değil deneyimli mimarlar için bile bu şekilde işleyen tasarım süreci, keşif, sevinç, başarısızlık ve hüsranla doludur. “Adım Adım” dizisinin ilk kitabı olan “Tasarım Fikirleri”, mimarlık mesleğinin birbirinden farklı uzmanlık alanlarındaki tasarım problemlerinin değişik çözülme süreçlerini anlatıyor. Volkan Atmaca’nın dilimize çevirdiği, Bert Bielefeld, Sebastian El khouli tarafından yazılan “Adım Adım” dizisinin ilk kitabı “Tasarım Fikirleri” , bu zorlu süreçlerde yaşananları adım adım takip ederek, karşılaşılan temel sorunları, bu süreçlere etki eden faktörleri ve çözüme ilişkin geliştirilen belli başlı yaklaşımları anlaşılması kolay açıklamalarla ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Selma Kurra

Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları

516 sayfa Türkçe, Ciltli kapak, 21,8 x 28 cm

İstanbul, 2009

ÇEVRE GÜRÜLTÜSÜ VE YÖNETİMİ
Günümüzde önemli bir çevre sorunu olan gürültü kirliliğinin çeşitli yönlerinin incelendiği çalışmanın hazırlanma amacı; çevre mühendisliği alanında uygulama yapanlar ve çeşitli disiplinlerden konu ile ilgili araştırmacılar için bir kaynak oluşturmak. 3 ciltte toplanmış çeşitli bölümlerde; konulara ilişkin geçmişten bu yana gelişmeler, yazarın araştırma ve uygulama deneyimleri, dünyadan güncel örnekler, eklerde standart özetleri ve kaynak listeleri yer almakta.
Editör: Meriç Öner, Fotoğraflar: Oğuz Meriç, Söyleşiler: Deniz Aslan, Murat Güvenç, Pelin Derviş

İngilizce, 192 sayfa, Ciltli, 26,2x18,5cm

TRACING ISTANBUL (FROM THE AIR)
Editörlüğünü Meriç Öner’in yaptığı, Oğuz Meriç’in fotoğraflarını çektiği "Tracing Istanbul (from the air)" (İstanbul, Hava Fotoğraflarıyla İz Sürmek) adlı kitaptaki fotoğraflar, yapılı çevrenin içinde barındırdığı izleri açığa çıkarma potansiyeline sahip bulunuyor. Kitap, bu sıra dışı perspektif aracılığıyla kentsel politikaları ve uygulamaları tartışmaya açıyor; fiziksel dokunun ardındaki sosyal dokuyu deşifre etmeyi deniyor. Editör Meriç Öner, kitap metninin temelini oluşturan bağımsız söyleşileri, yapılı çevrenin meydana gelişindeki öncelikli konulara (kentsel büyüme, kentsel doku, yer, potansiyel, müdahale) göre düzenledi ve fotoğraflarla diyalog içinde akan bir biçimde yeniden kurguladı. Metin bu haliyle, Oğuz Meriç’in 18 yılı aşkın süreyle biriktirdiği izleri takip etmekte okuyucuya aracılık ediyor.
Editörler: Gülen Çağdaş, Birgül Çolakoğlu

İngilizce, 851 sayfa, Karton kapak, 19,8x20 cm

İstanbul, 2009

COMPUTATION: THE NEW REALM OF ARCHITECTURAL DESIGN
Mimarlık alanında sayısal tasarım, mimarlıkta tasrım sorunlarını, sayısal yöntem ve imkanları kullanarak çözmeye çalışan, çok disiplinli bir doğaya sahip bir alt disiplin olarak ortaya çıktı. Sayısal tasarımın temelinde, sorunları, tasarım sistemlerini ve insan davranışlarını anlamada bir takım zihinsel yöntemleri de içeren sayısal düşünme yatıyor. Bu bağlamda sayısal düşünce bilgisayar biliminin ve matematik kavramlarının içinden süzülmüştür. "Computation: The New Realm of Architectural Design" adlı kitap, 16-19 Eylül 2009 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "eCAADe27" etkinliğinde yapılmak üzere seçilen çalışmaların özetlerinin derlemesinden oluşuyor.
Ferhan Yürekli

YEM Yayın

Türkçe, 80 sayfa, Karton kapak, 14,5x20,5 cm

İstanbul, Şubat 2010

MİMARLIK / MİMARLIĞIMIZ
1970 yılından bu yana, mezunu olduğu İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde Mimari Tasarım eğitimi veren Ferhan Yürekli, "Mimarlık/Mimarlığımız" ile 47 yıllık bilinçlenme çabasının ve sürecinin birikimini paylaşıyor. "Bu, ders kitabı ya da mimarlık tarihi kitabı değildir" diyen Ferhan Yürekli, "Mimarlık/Mimarlığımız"ı, "Bugüne kadar gördüklerimiz, yaşadıklarımız, yaptıklarımız, söylemek istediklerimiz, söylediklerimizdir" diye tanımlıyor. Tabulara, sloganlara, söylemlere aykırı düşse de düşünülsün, tartışılsın isteyen Ferhan Yürekli, bu kitaptaki kritiğini ulusal ve uluslararası mimarlık örnekleri üzerinden yapıyor.
Ruhi Kafescioğlu

YEM Yayın

Türkçe, 168 sayfa, Karton kapak 14,5x20,5cm

İstanbul, 2010

YÜKSEK MÜHENDİS MEKTEBİ' NDEN İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ' NE
(Yüksek Mühendis Mektebi’nden İstanbul Teknik Üniversitesi’ne Bir Dönüşümün Öyküsü ve Anılar) Ruhi Kafescioğlu, kitapta, Yüksek Mühendis Mektebi’nden İstanbul Teknik Üniversitesi’ne geçişi ve buradaki mimarlık fakültesinin oluşumuna tanıklık eden 1936-1946 yılları arasındaki dönemi anlatıyor. Gelişmeleri, kendisinin ve o dönemde okumuş öğrencilerin kişisel gözlemlerine, anılarına ve arşiv belgelerine dayanarak aktarıyor. Kafescioğlu, anlatısını, bir yandan da Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulup Cumhuriyet’in ilk yıllarında eğitim vermeyi sürdüren ve İTÜ’nün köklerini oluşturan kurumların kısa açıklamalı kronolojik sıralamasıyla tarihsel bir çerçeveye oturtuyor. Kitapta ayrıca 1943 Arı Yıllığı’na ait karikatürler, fotoğraflar ve ek olarak dönemle ilgili önemli arşiv belgeleri de yer alıyor.
Editör: Yıldırım Yavuz, Ali Cengizkan, Afife Batur

TMMOB Mimarlar Odası ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ortak yayını

1200 sayfa, Türkçe, Karton kapak, 24,4x32,2cm

Ankara, 2009

MİMAR KEMALETTİN ANMA PROGRAMI DİZİSİ
Mimarlar Odası, Türkiye’nin mimarlık kültürüne katkıda bulunmuş ve bugün hayatta olmayan mimar(lar)ın anısını yaşatmak üzere, 2006 yılında bir Anma Programı’nı kurumsallaştırmanın ilk adımlarını attı. Seçici Kurul bu program için Mimar Kemalettin’i seçmiş ve bu seçim mimarlık kamuoyuna duyurulmuştu. Bu kapsamda Mimarlar Odası’nın, Vakıflar Genel Müdürlüğü ortaklığıyla hazırladığı üç kitap Ağustos 2009’da yayımlandı.Birinci kitap, "İmparatorluktan Cumhuriyete Mimar Kemalettin: 1870-1927"; İki yıllık bir çalışmanın ürünü olarak Prof. Dr. Yıldırım Yavuz tarafından hazırlanan kitap, mimarın tüm yapılarını ve görüşlerini kapsayacak bir katalog özelliği taşımanın yanısıra, mimarın özel yaşamı ve yaşadığı dönemin özellikleri hakkında detaylı bilgi içeriyor.İkinci kitap, "Mimar Kemalettin ve Çağı, Mimarlık / Toplumsal Yaşam / Politika"; aynı adı taşıyan sempozyum 7-8 Aralık 2007 tarihleri arasında Ankara’da Gazi Üniversitesi Rektörlüğü, Mimar Kemalettin Salonu’nda gerçekleştirilmişti. Sempozyum konu hakkında pek çok uzman görüşün bir arada toplanmasına araç oldu. Sempozyumda sunulan bildiriler bu kitapta biraraya getirildi.Üçüncü kitap ise, "İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Mimar Kemalettin Proje Kataloğu"; mimarın mevcut arşivinin kayıtlarının yeniden düzenlenerek dijital olarak belgelenmesi için Prof. Dr. Afife Batur ve araştırma ekibi iki ay süren bir envanter taraması yaptılar. Projeler arşivdeki görsel malzeme ile birleştirildi ve sayısal ortamda bir dizin oluşturuldu. Derlenen bütün malzeme katalog formatında yayımlandı.
Philippe Panerai, Jean Castex, Jean Charles Depalue, İvor Samuels

Architectural Press

İngilizce, 222 sayfa, Karton kapak, 15.6x23.4cm, 2005

Burlington

URBAN FORMS: THE DEATH AND LIFE OF THE URBAN BLOCK
İlk defa İngilizceye çevrilen çalışma; modern şehirciliğin, kentlerin morfolojisini alt üst ettiğini, sokaklarını ortadan kaldırarak yapılarını yalıttığını öne sürüyor. Çalışma, söz konusu dönüşümün aşamalarını izlemek için kentsel dokuyu, yapı ölçeğinde mimarlık ve kent planlamanın şematik planları arasında kalan bir ‘orta’ ölçekte, günlük yaşamın temel bir öğesi olarak ele alıyor. İlk Fransız basımda izlenen ve sürekli evrilen bir moderniteye işaret eden; Paris, Londra, Amsterdam, Frankfurt dizisini tamamlar biçimde İngilizce baskı İngiltere ve A.B.D.’de bu güne, "Yeni Şehircilik"e (New Urbanism) dek uzanan süreci de ele alıyor.
Editör: Kieran Long

Laurence King Publishing

İngilizce, 352 sayfa Ciltli kapak, 20 cmx25,5 cm

Londra, 2008

THE NEW ARCHITECTURAL GENERATION
"The Architects Journal" editörü olan Kieran Long tarafından derlenen kitapta, önümüzdeki otuz yılda yaşadığımız şehirlerin dokusunu belirleyecek olan 114 mimar, dünya çapındaki kuramsal ve yorumlayıcı arka plan ile mimarlık uygulamasını ele alıyor. Kitapta, her mimarın seçilmiş tek bir yapısı eleştirilirken, yapının çizimleri mimarların kendi yazıları ile de sunuluyor. Editör, ele alınan bu genç ve yeni kuşağın uygulamalarında disiplinler arası işbirliğinin öne çıkması nedeniyle yalnızca mimarları değil tasarımcılar ve eleştirmenleri de içerdiğini belirtiyor.
Doğan Hasol

YEM Yayın

220 sayfa, Türkçe, Karton Kapak, 438 adet siyah-beyaz çizim ve fotoğraf 10x17 cm

İstanbul, Kasım 2009

MİMARLIK CEP SÖZLÜĞÜ
İlk kez 1976 yılında çıkan ve sonraki baskılarında içeriği gözden geçirilip genişletilerek bugüne kadar 10 baskı yapan Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, Türkiye’de mimarlık terminolojisinin yerleşmesi ve gelişmesine yaptığı eşsiz katkıyla mimarlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı oldu. Doğan Hasol, kırk yıla yayılan yoğun ve titiz bir çalışmanın ürünü olan bu ansiklopedik sözlüğün özünü damıtıp farklı bir anlayışla yorumlayarak yepyeni bir sözlük hazırladı: Mimarlık Cep Sözlüğü. Taşınabilir boyutlarıyla kolay kullanım olanağı veren cep sözlüğü, mimarlar ve öğrenciler kadar, mimarlığa ilgi duyanlar ve ilgili meslek dallarında çalışanların da rahatlıkla yararlanabileceği şekilde, kapsayıcı ve yoğun bir içeriğe sahip. Yaklaşık 3.000 maddeden oluşan sözlükte açıklamaları desteklemek amacıyla 438 adet siyah-beyaz çizim ve fotoğraf bulunuyor.
Editör: Z. Ayşe Akyıl

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yayını

Türkçe, 87 sayfa, Karton kapak, 12.5x27cm, 2009

İstanbul

M. EMİN ONAT YAPILARI REHBERİ
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin Emin Onat ve Sedat Hakkı Eldem anısına gerçekleştirilen "100 yılda 2 mimar" etkinliği devamında hazırlanan M. Emin Onat Yapıları Rehberi, Mimarın gerçekleştirilmiş ve halen var olan yapılarını içeren bir çalışma. Rehber hazırlama kuralları uyarınca yıkılmış veya tümüyle değiştirilmiş yapılar dışarıda tutulmuş. Rehberde Onat yapıtlarının büyük çoğunluğunun bulunduğu İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Bursa ve Zonguldak ile Kırklareli ve Eskişehir’deki o çok önemli Köy Enstitüsü yerleşmeleri yer almakta.
Lance Jay Brown, David Dixon, Oliver Gillham

John Wiley & Sons

İngilizce, Karton Kapak, 24x20.5cm, 2009

New Jersey (ABD) / Hoboken (Kanada)

URBAN DESING FOR AN URBAN CENTURY: PLACEMAKING FOR PEOPLE
İnsan yerleşmelerinin zaman içerisinde geçirdiği değişimin hızı, insanların yerleşik hayata geçmesinden itibaren sürekli artmış olsa da uzun süre, insanların fark edemeyecekleri kadar yavaş kalmıştır. Demir Çağı’ndan itibaren ise bu sürecin hızlandığı görülür. Endüstri Çağı’nda ise değişimin hızı, herkesin fark edebileceği bir düzeye ulaşır... "Urban Design for an Urban Century: Placemaking for People" bu dramatik değişimin tam da ortasındaki bir alana ışık tutuyor. Kitap, öğrencilere, kentbilimcilere; mimarlık, peyzaj mimarlığı, kentsel tasarım, planlama alanlarında uygulama yapan ve büyüyen gelişen kentsel çevreye gelecekteki biçimini verecek olan herkese yararlı olacak bir çalışma.
Editör: Cesare de Seta
Metinler: Rossano Astarita

Jaca Book

2008

Milano

DANTE O. BENINI & PARTNERS ARCHITECTS
İtalyan Mimar Dante Oscar Benini’nin ünlü tasarımcı Carlo Scarpa’nın bir anlamda çırağı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Büyükannesinin Venedik’te yaşaması ve Benini’nin çocukluğunda Scarpa’nın bürosunun bulunduğu binanın avlusunda zaman geçirmesi, hatta genç Dante’nin, Scarpa’yı çizim yaparken izleme fırsatı bulmuş olması, gelecekteki mimarlık yolculuğunda önemli bir rol oynamış olmalı. ...İtalya’da öğrenimine başladıktan sonra yolculuğuna Brezilya’da devam eden Benini burada Oscar Niemeyer ile birlikte çalışır. Uzun yıllar süresince tanıdığı ve birlikte çalıştığı diğer ünlü mimarlar da ona yeniden yorumlayacağı esinler verirler. Dante O. Benini’nin çalışmalarının ilk kez sistematik olarak analitik ve detaylı bir biçimde bir araya getirildiği kitap, üstlendiği derleme görevinin yanı sıra, uzmanlık camiasında ilgi uyandırması ve daha da önemlisi farklı bakış açılarıyla yapılacak tartışmalara da olanak sunması açısından önem taşıyor.
Proje Yöneticisi: Sevim Selamet

Araştırmacı: Şinasi Acar

T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları

2009

Eskişehir

ESKİŞEHİR BİBLİYOGRAFYASI
Eskişehir’de son yıllarda sosyal, kültürel ve çevresel altyapı alanlarında yaşanan gelişmeler gözle görülür düzeydedir. Bu memnuniyet verici gelişim, özellikle Eskişehirli halk ve aydınların yaşadıkları kenti daha çok sahiplenmesini sağlarken, şehre ilişkin yeni araştırmalar ve yayınlar yapılmasını da teşvik etmektedir. Bir kent bibliyografyası, Eskişehir’de her alanda yaşanan gelişimin tarihsel süreç içerisinde izlenebilmesi ve tespitini kolaylaştıracağı gibi, bundan sonra yapılacak çalışmalarda, araştırmacılar için bir başlangıç noktası olacaktır. Proje yöneticiliğini Prof. Sevim Selamet, araştırmacılığını ise Y. Müh. Şinası Acar’ın yapmış olduğu Eskişehir Bibliyografisi kitabı; Eskişehir Bibliyografyası ve Kent Kitaplığı konulu bilimsel araştırma projesi kapsamında gerçekleştirilmiştir.
Gürhan Tümer

Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yayınları

2009 (2.Baskı)

Bursa

AYNALI BİNALAR NÖBETÇİ MİMARLAR
Kitapta "yazıların atasını mimarca değinmeler" olarak tanımlayan Gürhan Tümer’e ait yazıların kimileri daha önce bu başlık altında Yapı ve Arkitekt dergilerinde yayınlandı. Yazılarının çoğunun geçen zaman içinde yaptığı eklemelerle, değiştiğini, uzadığını ve genişlediğini söyleyen Tümer, kimilerinin ilk yazdığı gibi küçük kaldığını, kimilerinin ise yeni olarak bu kitap için yazıldığını belirtiyor. Yazdıklarını bu kitapta toplamaya karar veren ve binalarla aynalar arasındaki ilişkilerden söz eden Tümer, ilki ile sonuncusunun adını birleştirip, "Aynalı Binalar-Nöbetçi Mimarlar" olarak kaleme alıyor. Bu yazılarını mimarca denemeler olarak da nitelendiriyor.
Şengül Öymen Gür, Afife Batur

Milli Reasürans AŞ.

2005

İstanbul

DOĞU KARADENİZ' DE KIRSAL MİMARİ
Prof. Dr. Afife BATUR'un bilimsel sorumluluğu altında hazırlanan Doğu Karadeniz'de Kırsal Mimari; yörenin yaşam çevresini, yerleşim biçimlerini ve özellikle yapılarını konu alıyor. Ahşap köy evleri, ahşap karolaj içine yerleştirilmiş dolma taş ve muska taş duvarlı konaklar, ahşap strüktürlü camiler, kesme taştan kiliseler, seranderler ve sagra evi eserde bölümler halinde inceleniyor.Proje yönetmenliğini Amelie EDGÜ 'nün yaptığı eserin büyüleyici fotoğrafları Ali KONYALI tarafından çekilmiş.
Editörler: Deniz Mazlum, Zeynep Ahunbay, Yegân Kâhya

ICOMOS

2006

İstanbul

CONSERVATION OF THE 20th CENTURY ARCHITECTURAL AND INDUSTRIAL HERITAGE
Kitap, ICOMOS Türkiye Ulusal Komitesi tarafından 18-19 Mayıs 2002’de İTÜ Mimarlık Fakültesinde gerçekleştirilen "20.Yüzyıl Mimarlık ve Endüstri Mirasının Korunması" konulu sempozyumda sunulan bildirileri içeriyor. Bildirilerde 20. yüzyılın zengin yapı, kentsel alan ve sanayi mirası repertuvarını korumaya ilişkin sorunlar, çözüm önerileri ve uygulama örnekleri ele lınıyor. Kitapta yer alan metinler, sempozyumda sunuldukları biçimiyle İngilizce ya da Fransızca, Türkiye’den katılanlarsa Türkçe çevirileriyle veriliyor.
Editörler: Zeynep Ahunbay, Ülkü İzmirligil

ICOMOS

2006

İstanbul

MANAGEMENT AND PRESERVATION OF ARCHEOLOGICAL SITES
Akeolog Jale İnan anısına 29 Nisan- 2 Mayıs 2002 tarihleri arasında Side’de düzenlenen "Management and Preservation of Archeological Sites" başlıklı sempozyum Yunan ve Türk ICOMOS Komitelerinin ortaklığıyla gerçekleştirildi. Arkeolojik sitlerin yönetimi ve korunması alanında sürdürülen çeşitli çalışmaların sunulduğu sempozyumda beş ana başlık öne çıkıyordu. Bunlar kitapta; kentsel ve bölgesel bağlamda arkeolojik mirasın krunması ve konservasyonu, koruyucu strüktürlerin tasarımıve uygulaması, arkeolojik sitlerin korunmasında uygun malzeme ve teknikler başlıkları altında yer alan bildirilerle verilmekte.
Editör: Yıldız Salman

Tarih Vakfı Yayını

2005

İstanbul

AVRUPA' DAN İSTANBUL' A "YENİ SANAT 1890-1930"
Narin çizgileri, kıvrımları, altın ışıltılarıyla insan duygularına en fazla seslenen mimarlık ve süsleme akımlarından biri olan "Yeni sanat" ya da "Art Nouveau", 20. yüzyılın başında Avrupa kentlerini sarmıştı. UIA 2005 İstanbul Kongresi çerçevesinde 30 Haziran-30 Temmuz tarihleri arasında süren "Avrupa’dan İstanbul’a Yeni Sanat 1890-1930" başlıklı bir sergi düzenlendi. Sergiye eşlik eden kitap, Art Nouveau’nun damgasını vurduğu. Avusturya, Belçika, İngiltere, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya, Letonya, Macaristan, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Türkiye’de bu akımın yorumlanış özelliklerini, etkileşimleri ve farklılıkları sunuyor.
Sibel Bozdoğan, Suha Özkan, Engin Yenal

Literatür Yayıncılık

2005

İstanbul

SEDAD ELDEM
Cumhuriyet döneminin adından en çok söz edilen mimarlarından Sedad Eldem üzerine yazılmış en kapsamlı monografik çalışma olan kitabın ilk baskısı Concept Media tarafından 1987’de İngilizce olarak yapılmıştı. Monografinin giriş yazısı ünlü Avusturyalı mimar Hans Hollein tarafından kaleme alınmış. Sibel Bozdoğan, Suha Özkan ve Engin Yenal, Eldem’in uygulamalarının arka fonunu, yıllar içinde ele aldığı konuların analizini ve kimi temel çalışmalarını, kişisel yönlerini sunuyorlar. Eldem’in çalışmalarının tam bir kronolojisini içeren bölümde ise mimarın hem yaşamına, hem de yapıtlarına ait bilgiler yer alıyor.
Reha Günay

Yapı-Endüstri Merkezi Yayınları

Geliştirilmiş İkinci Baskı

İstanbul 2005

MİMAR SİNAN VE ESERLERİ
Reha Günay’ın, Sinan’ın yapılarının en önemlilerini temel özellikleriyle ve kendi görüntülediği fotoğraflarla tanıttığı kitapların Türkçe baskısı “Mimar Sinan ve Eserleri”, İngilizce baskısı ise “Sinan The Architect and His Works” adını taşıyor. İkinci baskıda kitap, yeni fotoğrafların eklenmesi ve Mimar Sinan yapılarının Mimari Analizi bölümünün yeniden yazılmasıyla genişletildi. Yapıları tanıtırken kişisel yorumlardan kaçınmaya özen gösteren Günay, yalnızca gözlemlerine ve bazı karşılaştırmlara yer veriyor. Kitapta Sinan’ın yapıtları külliyeler, taşıyıcı ayak sayısına göre camiler, medreseler ve öteki özel yapılar olarak gruplandırılıp sunuluyor. İç mekân gelişimi, yapı teknikleri, malzemeler ve ayrıntılar ayrı bölümlerde inceleniyor.
Editörler: Nevzat Çevik - Burhan Varkıvanç - Engin Akyürek

Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü

2005

TREBENNA TARİHİ, ARKEOLOJİSİ VE DOĞASI
Kitap, "Bey Dağları Yüzey Araştırmaları" projesinin ilk etabı olan, Trebenna antik kenti ve çevresinde yapılan detaylı envanter çalışması ve araştırmaların sonuçlarını içeriyor. Adı geçen bölgenin tarihsel, arkeolojik, mimari ve doğal özellikleri ile ilgili veriler, "Tarih", "Topoğrafya", "Roma Dönemi Kalıntıları", "Sikkeler", "Bizans Dönemi Kalıntıları" ve "Biyoloji" olmak üzere altı ana bölümde sunuluyor. Kaynaklarda ilk olarak Roma döneminin bir Likya şehri kimliğiyle karşımıza çıkan Trebenna, Bizans döneminde de yaşayan bir kent olarak çok sayıda arkeolojik ve mimari değere sahiptir. Kültür Bakanlığı, Akdeniz Üniversitesi ve Suna-İnan Kıraç Vakfı’nın desteğiyle yürütülen proje, çeşitli fakülte ve bölümlerden akademisyenlerin katılımı ile yayınlara paralel olarak sürmekte. Araştırma sonuçlarına yönelik II. cilt olan "Trebenna Çevresi Kalıntıları" yayına hazırlanıyor.
Yapı-Endüstri Merkezi Yayınları

İstanbul, 2000

OSMANLI MİMARLIĞININ 7 YÜZYILI "ULUSLARARASI BİR MİRAS"
25-27 Kasım 1999 tarihinde İTÜ Taşkışla Kampusu’nda gerçekleştirilen "Osmanlı Mimarlığının 7 Yüzyılı- Uluslarüstü Bir Miras" konulu kongrede sunulan bildiriler bu kitapta derlenmiştir. "Uluslarüstü Bir Miras" konseptinin kuramsal ve ideolojik/siyasi bağlamını irdeleyip sorgulamayı, karşılıklı etkileşimin model ve tipolojisine ilişkin yorumların ve birikimin bir dökümünün elde edilmesini amaçlayan kongrede sunulan 56 bildirinin tümü kitapta yer alıyor.
Karl Graf von Lanckoronski. Çev.: Selma Bulgurlu Gün

Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü

İstanbul 2005

PAMPHYLIA VE PISIDIA KENTLERİ, 1. CİLT: PAMPHYLIA
Viyanalı sanat tarihçisi Karl Graf von Lackoronski’nin "Pamphylia ve Pisidia Kentleri" adlı yapıtı Anadolu arkeolojisine ilişkin en önemli başvuru kaynaklarından biridir. 1882-84’te geniş bir bilim heyeti ve sanatçı grubu ile Anadolu’ya gelen Lanckoronski o güne kadar üzerine herhangi bir şey yazılmamış ya da yeterince incelenmemiş antik kentlerin varlığını fark etti. Antalya ve Konya Valilerinin desteğiyle, bu antik kentlerde ölçümler yaptı, ekibindeki ressam ve haritacıların yardımıyla da buralardaki yapıtları belgeledi. İki ciltten oluşan yapıtın birinci cildi "Pamphylia", Antalya, Perge, Sillyon, Aspendos ve Side’yi 19. yüzyıl sonundaki durumuyla anlatan metinlere, büyük bir özenle çizilmiş planlar, görünüşler ve bezemeli mimari öğeler eşlik ediyor. Ayrıca söz konusu bölgede bulunan yazıtlardan 108 adedi özgün yazımlarıyla, yorumlarla sunuluyor.
Editör: David J. Roxburg

Royal Academy of Arts Yayını

Londra, 2005

TURKS. A JOURNEY OF A THOUSAND YEARS 600-1600
Londra’da Royal Academy of Arts’ta düzenlenen "Turks-A Journey of a Thousand Years, 600-1600" sergisi ve son yılların en çok ilgi çeken sergisi olarak nitelendi. Bu sergi için hazırlanan kitap, aralarında Filiz Çağman, Nazan Ölçer, Serpil Bağcı ve Zeren Tanındı’nın da bulunduğu Türk tarihi konusunda dünyanın önde gelen uzmanları tarafından kaleme alındı. Türklerin Çin’den Balkanlara uzanan nefes kesici yolculuğu Topkapı Sarayı Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve Avrupa, Rusya ve ABD’deki koleksiyonlardan derlenen başyapıtların eşliğinde izlenirken bu geniş coğrafyadaki dinsel, kültürel etkileşimler yansıtılıyor. Sergi ve kitap, Türklerin kendi tarihleri üzerinde düşünmeleri, kendilerini tanımlarken bugüne kadar belki de akıllarına getirmedikleri soruları uyandıran çok özel ve ilginç ayrıntılar sunuyor.
Zeynep Çelik

Tarih Vakfı Yayını

İstanbul 2005

ŞARK' IN SERGİLENİŞİ
"Şark’ın Sergilenişi", İslam kültürlerinin 19. yüzyıl dünya fuarlarında nasıl temsil edildiğini temel alarak, sergilerdeki ulusal pavyonların mimari dilinin yansıttığı toplumsal, siyasal ve kültürel eğilimleri çözümlüyor. Kitap, sergilerin yerleşim planlarını biçimlendiren anlayışın, Batılı güçler tarafından belirlenmiş dünya düzeninin ta kendisi olduğunu gösterirken, hem İslam dünyasında hem de Batı’da gerçekleşen dönüşümlerin anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Zeynep Çelik bu çalışmasında, dönemin evrensel sergileri çerçevesinde gerçekleşen kültürler arası etkileşimi mercek altına alarak, Avrupa’nın tek aktör olmadığı 19. yüzyıl dünyasının karmaşık tablosunu sunuyor. İslam ve Batı kültürleri arasındaki diyalogda, İslam dünyasının, eşit olmasa bile öz bilinçli ve etkin bir taraf olduğunu vurguluyor.
Cornelius Gurlitt. Çev: Prof Dr. Rezan KIZILTAN

Enformasyon ve Dokümantasyon Hizmetleri Vakfı

Ankara, 1999

İSTANBUL'UN MİMARİ SANATI / DIE BAUKUNST KONSTANTINOPELS
Cornelius Gurlitt’in 1907 yılında kaleme aldığı kitap, yazıldığı tarihe kadar gerçekleştirilememiş bir biçimde, İstanbul’un mimari manzarasını bütünlüklü bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu yönüyle, o güne kadar yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biridir. Alman Büyükelçi Mareşal von Bieberstein’in aracılığıyla, camilerde ve öteki dinsel yapılarda fotoğraf çekme ve çizim yapma izni alan Gurlitt, bu sayede daha önce çalışılmamış pek çok mimari eseri kitabına aktarmıştır. Gurlitt kitabında, İstanbul’da Türk hakimiyeti döneminde başlayan imar hareketlerini, İtalya’da yaşanandan farklı ve bağımsız bir rönesans olarak değerlendirir. Bizans ve Osmanlı yapılarını kronolojik bir sıralama ile inceleyen Gurlitt, bu yapılara ait fotoğraflara ve detaylı çizimlere de yer vermiştir.
Hal Foster. Çev: Elçin Gen

İletişim Yayınları Sanathayat Serisi

İstanbul 2004

TASARIM VE SUÇ: MÜZE-MİMARLIK-TASARIM
Hal Foster kitabında mimarlık ile tasarımın, sanat ile eleştirinin kültür içindeki yerini tartışıyor. İlk bölümde, pazarlama ile kültürün giderek nasıl kaynaştığını inceliyor. Gündelik yaşamın her anına sızan tasarım kültürünün, kimlikleri markalara endekslenmesi üzerinde duruyor. Günümüzün iki gözde mimarı Frank Gehry ve Rem Koolhaas'la ilgili yazılarında, mimarlığın, gösteri dünyası ve küresel kentle arasındaki bağlantıları çözümlüyor. İkinici bölümde, Baudelaire, Valéry gibi kimi modernlik sözcülerinin yargılarına da değinerek, modern sanat ile modern müzenin tarihsel bağını inceliyor. Sanat tarihinin ve eleştirisinin, görsel iletişim kültürünün egemenliği altındaki seyrini izliyor. Modernizm ve postmodernizmin geleceğine ilişkin sorular sorduruyor.
Mimarlar Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi Yayını

Ankara 2004

YARIŞMALAR DİZİNİ 1930-2004
"Yarışmalar Dizini", Cumhuriyet tarihi ile başlayarak Türkiye'de açılan yarışmaların elden geldiğince kapsamlı ve olabildiğince eksiksiz bir dökümünü ortaya koymayı hedefleyen bir çalışmanın ürünü. Bu sayede hem Cumhuriyet tarihinin kendini yazma aşamasında nasıl ve ne temellerle hangi yapılarını yarışmalar üzerinden kurgulamayı seçmiş olduğu, hem de sivil mimarlığın en azından yarışmalar alanı içerisindeki değişim ve dönüşümü gözler önüne seriliyor. Geniş bir zaman aralığını ele alan kitap tarihi bir araştırma kitabı olmaktan çok bir referans kitabı. Söz konusu dönem içinde açılmış yarışmalar ve sonuçları daha önce basılmış oldukları süreli yayınlar, kitaplar vb. kaynaklar belirtilerek veriliyor.
Hazırlayan: Ali Cengizkan

Vehbi Koç ve Ankara Araştırmaları Merkezi Yayını

İstanbul 2004

Türkçe-İngilizce, 103 sayfa, 80 fotoğraf, Karton kapak, 24x16.5 cm

80 YILDA DEVR-İ TÜRKİYE: 80 KARE ANKARA
Cumhuriyetin kuruluşunun 80'inci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen "Ankara: 80 Yıldan Yansımalar" sergisinde yer alan fotoğraflardan derlenen kitap, 1920'den başlayarak günümüze onar yıllık bölümler halinde Ankara'nın geçirdiği gelişim evrelerini belgeliyor. Kitap, Ali Cengizkan'ın ifadesiyle "gelinen ve kalınan" bir kent değil "düşlenen ve kurulan" bir kent olan Ankara'yı, "Cumhuriyetin örnek kenti" olma hedefinin gerekleri ve yeni kurulmanın sorunlarıyla uğraşan bir kent olarak yansıtıyor. Kamusal alanların oluşturulması kadar, o alanların kullanım biçimleri konusunda kentlinin eğitilmesi, barınma gereksinimlerinin karşılanması kadar, barınanların barınma biçimi ve modelleri konusunda yaşanan dönüşümler fotoğraflarda izlenebiliyor.
Sezim Sezer Darnault İngilizce çeviri: Çelen Birkan

The Isis Press

İstanbul 2004

İngilizce, 259 sayfa, 100 dolayında siyah-beyaz fotoğraf ve çizim. Karton kapak, 18.5x25.5 cm

LATIN CATHOLIC BUILDINGS IN ISTANBUL: A HISTORICAL PERSPECTIVE (1839-1923)
"Latin Catholic Buildings in Istanbul: A Historical Perspective (1839-1923)" Başbakanlık Osmanlı Arşivleri ile İstanbul'da yer alan Latin Katolik yapılarının arşivlerindeki çok sayıda belgenin incelenmesi, yapılarda gerçekleştirilen ayrıntılı araştırmalar ve uzmanlık kütüphanelerindeki çalışmalar sonucunda ortaya çıktı. Kitapta, İstanbul'da Latin Katoliklerin tarihçeleri, hukuksal statüleri ve örgütlenmeleri; kentte varlıkları 13. yüzyıla kadar inen Katolik misyonları ele alınıyor. Tanzimat Fermanı sonrasında sayıları hızla artan kiliseler, okullar, hastaneler, mezarlıklar alan araştırması, arşiv belgeleri ile ikincil kaynaklar ışığında değerlendiriliyor. Yapıların mimarı, plan, cephe ve iç mekân özellikleri, resim ve heykel örnekleri ayrıntılı olarak verilirken her yapı grubu için ayrıntılı olarak hazırlanan katalog ve yapıların kent içindeki yerlerini gösteren harita da yer alıyor.
Ayla Ödekan

İTÜ Yayınevi

İstanbul 2004

79 sayfa, ayrı bir ciltbent içinde 108 adet rölöve, Ciltli, 27x39 cm

YAZILARI VE RÖLÖVELERİYLE SEDAT ÇETİNTAŞ
Geçmişi Mühendishane Matbaası'na (1797) kadar uzanan İstanbul Teknik Üniversitesi yayın etkinlikleri, 2003 yılında yeniden hayata geçirilen İTÜ Yayınevi ile ivme kazanıyor. "Bilim / Teknoloji / Sanat Başvuru Kitapları Serisi", "Afet Yönetimi Serisi", "Araştırma Raporları Serisi", "Popüler Bilim Serisi", "Sanat / Kültür Serisi" olmak üzere beş seride yapıt verecek olan ve yayın yönetmenliğini Prof. Dr. Yıldız Sey'in üstlendiği İTÜ Yayınevi'nin okuyucuyla buluşan kitaplarından ilki, mimar Sedat Çetintaş'ın halen İTÜ Mimarlık Fakültesi Arşivi'nde korunan 108 adet çizimini içeren "Yazıları ve Rölöveleriyle Sedat Çetintaş". Mimarlık tarihimizde sanatsal ve arkitektonik değeri güçlü rölöve ve restitüsyonların yaratıcısı olan Sedat Çetintaş üzerine bu ayrıntılı çalışmayı Prof. Dr. Ayla Ödekan kaleme aldı. Kitap, bir yandan bu çizimleri toplu olarak herkese ulaştırması ve araştırmaya sunması, öte yandan da Sedat Çetintaş'ın yazılarını biraraya toplaması açısından önem taşıyor.
Editör: Oktay Belli

Çekül Vakfı Yayını

İstanbul 2004

Türkçe (İngilizce özet) 468 sayfa, 200'ü aşkın fotoğraf ve çizim. Ciltli

GÜNEŞİN DOĞDUĞU YER: DOĞU BEYAZIT SEMPOZYUMU
Afganistan, Hindistan ve kuzeybatı İran içlerinden Anadolu'ya uzanan ticaret yolları üzerinde bulunan Doğubayazıt bölgesi binyıllardır önemli kültürlere evsahipliği yapmıştır. Kitap, Eylül 2003'te düzenlenen "Güneşin Doğduğu Yer: Doğubayazıt Sempozyumu"nda sunulan bildirileri kapsıyor. Doğubayazıt ve yakın çevresinin Kalkolitik Çağ'dan günümüze değin geçen 7000 yıllık zaman dilimine yayılan arkeoloji, tarih, sanat tarihi, nümizmatik, etnografya, edebiyat, sosyoloji ve müzik konusundaki özgün araştırma ve bilgileri içeriyor. Özellikle arkeoloji konusunda sunulan bildiriler, bölgenin karanlık olan Kalkolitik, Tunç ve Demir Çağı'nı aydınlatıyor. Ayrıca 18. yüzyıl mimarlığında Anadolu'nun en önemli yapılarından biri olarak yerini alan İshakpaşa Sarayı çeşitli yönleriyle ilk kez bu denli kapsamlı ele alınıyor.
Sedat Çetintaş

Eski Eserler ve Müzeler Müdürlüğü Rölöve Bürosu

İstanbul 1952

Cengiz Bektaş Kitaplığı

TÜRK MİMARİ ANITLARI OSMANLI DEVRİ BURSA' DA MURAD I VE BAYEZİD I YAPILARI
Sedat Çetintaş’ın Bursa’daki Osmanlı yapılarına ilişkin çalışmaları “Türk Mimari Anıtları Osmanlı Devri Bursa’da İlk Yapılar” ve Türk Mimari Anıtları Osmanlı Devri Bursa’da Murad I ve Bayezid I Yapıları” adlarıyla iki cilt halinde yayımlanmıştı. Günümüzde ancak sahaflarda ya da kütüphanelerin “nadir eserler” bölümlerinde bulunabilen bu kitaplardaki çizimlerin büyük bir bölümü Osmanlı mimarlığı üzerine hazırlanan yayınlarda hâlâ kullanılmakta. “Bursa’da İlk Yapılar” 16 levhayı, “Bursa’da Murad I ve Bayezid I Yapıları” ise 37 levhayı kapsıyor. Ancak kitapların giriş metinleri de en az çizimler kadar önemli. Çetintaş bu bölümlerde, incelediği yapıların tarihsel ve mimari özelliklerine ilişkin bilgilerin yanısıra gördüğü hasarları anlatıyor; kendisinden önce yapılan çalışmalarla kendi bulguları arasında karşılaştırmalar yapıyor.
Engin Özgendes

YEM Yayın

İstanbul 1999

Türkçe ve İngilizce ayrı basım

OSMANLI' NIN İLK BAŞKENTİ BURSA
Eski Osmanlı başkentlerinin 19. yüzyıl görünümlerini dönemin fotoğraflarıyla yansıtan "Osmanlı Başkentleri" dizisinin ilk kitabı Bursa’yı konu alıyor. Bir bölümü Getty Research Institute arşivinden alınmış, Sébah & Joallier, Papazyan, Tremaux, Berggren gibi fotoğrafçıların vizörlerinin yansıttığı dönemin Bursa görünümleri gerek kent, gerekse fotoğrafçılık tarihi açısından araştırmacılara zengin bir kaynak sunuyor. Günümüze ulaşamamış sokaklar ve yapıları belgeleyen kitap, fotoğrafın sağladığı olanakla bu sokakları ve yapıları çevrelerindeki doğal ve yapılı oluşumlar daha da önemlisi insanlarla birlikte gösteriyor. Dolayısıyla mimarlık tarihçilerine plan, rölöve gibi belgelerin eksik bıraktıklarını tamamlama şansını sunuyor.
Albert Gabriel

E. de Boccard Yayını

Paris 1958

UNE CAPITALE TURQUE BROUSSE BURSA
Fransız mimar, restoratör ve sanat tarihçisi Albert Gabriel 1926’da İstanbul’a geldi ve uzun yıllar Türkiye’de kaldı. İstanbul Üniversitesi’nde arkeoloji ve sanat tarihi dersleri verdi, İstanbul ve Anadolu’daki Osmanlı yapıtlarını inceledi. Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün kurulmasına öncülük etti, bu kurumun yöneticiliğini yaptı. Gabriel’in Osmanlı mimarlığına ilişkin çalışmaları arasında Bursa üzerine hazırladığı kitap da yer almaktadır. İki cilt halinde hazırlanan kitabın ilk cildi metinlerden, ikinci cildi ise fotoğraflardan oluşur. Kentin tarihini, topografik yapısını inceledikten sonra tek tek yapıları ele alır. Gabriel’in çalışması Bursa’daki erken dönem Osmanlı yapılarının tarih, plan, malzeme ve strüktür özellikleriyle sunulduğu kapsamlı bir çalışmadır. 300’ü aşkın fotoğraf arasında, bir bölümü bugün ortadan kalkmış ya da büyük ölçüde değişmiş yapılar yer almaktadır.
Celâl Esad Arseven

Tabîi ve Nasiri Muhtar Halid Kitabhanesi

Dersa’adet-İstanbul 1328 (Hicri)

Derya Nüket Özer Kitaplığı

ESKİ İSTANBUL ABİDAT VE MEBANİSİ
Osmanlı modernleşmesinin yetiştirdiği aydın kuşağı içinde önemli bir yere sahip olan Celal Esad Arseven, sanat konusundaki geniş ilgi alanı ile dikkat çeker. Özellikle şehir monografisi ve dekoratif sanatlar konusunda tam bir profesyoneldir. İlkin 1909'da Fransa’da "Constantinople, de Byzance à Stamboul" daha sonra "Eski İstanbul: Abidat ve Mabenisi" adıyla İstanbul’da basılan kitabı kent tarihi araştırmacıları için bugün de önemli bir kaynaktır. Arseven, "Eski İstanbul"da, Charles Diehl’in ifadesiyle o güne kadar "Rum, Fransız, Rus, Alman İngiliz uleması"nın "tekel"lerine almış oldukları Bizans İstanbul’unu inceler. Şehrin Bizans tarihini ve kentsel oluşumunu anlatır ve 19. yüzyıl sonunda ayakta kalmış Bizans yapılarını fotoğraf ve çizimleriyle verir. Kitap, 1989 yılında Çelik Gülersoy Vakfı tarafından "Eski İstanbul (Abidat ve Mebanisi)" adıyla özgün Osmanlıca metne sadık kalarak Latin alfabesiyle yayımlandı.
Richard Sennett Çeviri: Melih Pekdemir

Ayrıntı Yayınları

Tükçe, 400 sayfa, Karton Kapak, 13 cm x 19.5 cm,

Ekim, 2009

ZANAATKAR
Zanaatkâr, temel bir insani içgüdüyle ilgilidir: bir işi başka bir şey için değil de yalnız o iş için yapmak. Sözcük, endüstri toplumunun gelişiyle yitmekte olan bir yaşam tarzını akla getiriyor olsa da, zanaatkarın dünyası maharetli el emeğinin çok ötesine, bugüne, bütün insan uğraşlarına uzanıyor. Dolayısıyla, bu kitap bilgisayar programcısının, doktorun, ebeveynlerin, kısacası her yurttaşın iyi zanaatkârlığın değerlerini öğrenerek neler kazanacağını anlatıyor. Yazdığı kitaplar içinde en tutkulusu olan Zanaatkâr'da günümüzün en parlak düşünürlerinden R. Sennett, antikçağın duvar ustalarından Rönesans'ın sarraflarına, Aydınlanma dönemindeki Paris matbaalarından Endüstri Devrimi döneminin Londra fabrikalarına uzanan araştırmalarıyla, zanaatkârların yaptıklarını ve yapma biçimlerini irdeliyor; etik değerlerle maddi emek arasında bağ kuruyor ve günümüze kadar gelerek iyi iş denen şeyin anlamını masaya yatırıyor. Tarih boyunca teoriyle pratik, teknikle dışavurum, zanaatçıyla sanatçı, üreticiyle kullanıcı arasında fay hatları oluştu; ancak modern toplumla birlikte bu tarihsel mirasın izleri silinmekle kalmadı değerler de unutulmaya yüz tuttu. Halbuki zanaat ve zanaatkârın geçmişi bize aynı zamanda araçları kullanmanın, işi örgütlemenin, malzeme hakkında düşünmenin başka yollarını gösterdiği gibi hayatı nasıl yaşamak gerektiği hakkında güzel öneriler sunuyor.