|
|
|
|
EMİN ONAT: KURUCU VE MİMAR |
Mimar
'ın mimar kimliğinin dokusu, Zürih'te ETH (Eidengönissche Technischen Hochschule) yıllarında oluşmaya başlar.M.Emin Halid’in ETH’da geçen yılları (1928-1932), parlak bir başarı çizgisi izler. Büyük bir şansı vardır. Hocası olan Otto R. Salvisberg, yalnız tanınmış ve iyi bir tasarımcı değil, mimarlık üzerine düşünmeyi de bilen, deneyimli bir uygulamacıdır. Bauhaus çizgisini özgün bir yorumla sürdüren yalın, işlevsel ama plastik vurgularla zenginleştiren bir mimardır. M.Emin, Modernizm’i aramayı, denemeyi ve yorumlamayı hocasından öğrenecektir.Onat mimarlığının beş yıl kadar süren ve daha çok yarışma projelerinin ön aldığı fonksiyonalist çizgisi, 40'lı yıllar başlarken dönemin "gelenekseli yeniden aramaya" yönelen konseptinin etkileriyle değişime uğrar.Onat için bu yıllar, daha çok bir referans arama dönemi olur. Bu yönelmede 1940'da başlayan Köy Enstitüleri proje yarışmalarının önemli payı olmalıdır. Büyük kentten köy ortamına açılan bir bakışla rasyonalist ilkelerle yerel olanı buluşturmayı deneyen bir Onat açılımı gözlenir. Dönemin "anıtsal/akademik" çizgisi ile yalnızca S. Hakkı Eldem ortaklıklarında buluşan Onat'ın kişisel yaklaşımı, Anadolu konut mimarlığının rasyonellerini yorumlamada yoğunlaşır.
1953-1961 yıllarında Onat mimarlığı modernizme, "köklerine" dönüşle karakterize olur. Onat'ın en dikkate değer yapılarını bu evrede tasarlaması raslantı olmamalı.'ın okul yılları ile birlikte mimarlığı, bu bağlamda dört döneme ayrılabilir:
Zürih Yılları 1928-1934,
Fonksiyonel 1934-1938,
Yerel ve Nostaljik1938-1953,
Köklerine Dönüş 1953-1961.
M. Emin'in Zürih'te Salvisberg çizgisiyle başlayan mimarlık yolcuğu Türkiye'de birçok duraktan geçer. Üniversitesine ve öğrencilerine tutkulu, meslektaşlarına açık, kentlerine ve insanlarına duyarlı, eğitime, bilgiye ve akla saygılı bir Emin Onat olarak tasarlar. Duraklarının her birinde kendisi olmayı arar. Uçlarda gezinmekten çok yer'e ve insan'a bağlanır......Dener: Yer'i Evrensel'le buluşturmayı da; Evrensel'i Yer'le bütünleştirmeyi de. Kendi evi veya Cenab And Evi de, Maliye Evleri de birer buluşma denemesidir. Gümüşsuyu Devres İşhanı, Evrensel ile Yer'in buluşmasıdır. Ya da Yüksel Apartmanı gibi en atak projelerinde bile bu buluşmayı dener.Antik Anadolu ile Bizans mozaik bezemelerini, Yörük kilim desenlerini, Osmanlı mukarnaslarını ve Hitit aslanlarını Koman'ın ve Müridoğlu'nun stilize kabartmaları ile buluşturdu Anıtkabir'in klasik dünyasında.Bütünleştirme yeteneği onundu sahiplenme herkesin oldu.
|
|
|
|
1938-1953 Yerel ve Nostaljik:
İstanbul Adalet Sarayı, 1951-55. ...Ancak, bu proje de arkeolojik buluntular nedeniyle kısmen uygulanabildi. İstanbul’un en önemli arkeolojik sit alanı olan Antik Hipodrom’un batı yakasında inşa edilen yapı, koruma kavram ve kuralları üzerine ciddi ve sert tartışmaların konusu oldu.
Yapının işlevsel bir şeması vardır. Mahkeme üniteleri ritmik bir aralıkla ortak kullanımlı geniş bir koridora bağlanır.
Aralıklı dizilim binayı ağır kitlesel etkiden uzak tutar.
Historisist biçimlere ve öğelere yer vermemesinden ötürü bir dönemin sonunu temsil ettiği düşünülür.
|
|
|
1953-1961 Köklerine Dönüş:
T.C Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterlik Binası, 1953, Çankaya. Tasarım açısından bir geçiş dönemi yapısıdır. Uzunca bir dikdörtgen plan üzerine oturan iki katlı ve olabildiğince yalın ve işlevsel bir yapıdır. Bu özelliği ile kimlik kazanan bir örnektir.
|
|
|
1953-1961 Köklerine Dönüş:
T.C Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterlik Binası, 1953, Çankaya. ...Uzun kenarın ortasındaki giriş, yapıya döneminin damgasını vuran kare biçimli bir saçaklıkla belirlenmiştir. Günümüzde bu yapı yıkılarak yenilenmiştir
|
|
|
1953-1961 Köklerine Dönüş:
Emniyet Sarayı, Ankara-Hipodrom, 1956. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tüm birimlerini kapsamak üzere geniş bir programla tasarlandığı anlaşılan kompleksin yalnızca bürolar bölümü inşa edilmiştir. 1956 yılında tasarlanmış olan projesinde Müdürlük Kompleksi’nin 14 katlı yüksek büro binası ile üçer katlı birim yapılarından oluştuğu görülmektedir.
|
|
|
1953-1961 Köklerine Dönüş:
Emniyet Sarayı, Ankara-Hipodrom, 1956. ...Ana bina, yüksek prizmatik kitlesiyle döneminin tipik Uluslararası Üslup örneklerinden biridir. Cephede mimari öğelerin boyut ve oranları kadar pencerelerin yatay bandı ile balkonların düşey bandı arasında kurulmuş olan geometrik denge, ilgi çeken bir tasarım dikkatini işaret eder.
|
|
|
|
|
|
|
|