BATILILAŞAN İSTANBUL'UN ERMENİ MİMARLARI
 
BATILILAŞAN İSTANBUL'UN ERMENİ MİMARLARI
BATILILAŞAN İSTANBUL'UN ERMENİ MİMARLARI
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Hrant Dink Vakfı ve HAYCAR Mimarlar ve Mühendisler Dayanışma Derneği’nin işbirliğiyle düzenlenen “Batılılaşan İstanbul’un Ermeni Mimarları” sergisine 2010 yılı Aralık ayında İstanbul Modern Sanat Müzesi ev sahipliği yapmıştı. Sergiyi izleme şansı bulamayanlar için Mimarlık Müzesi, özenli bir araştırmanın ürünü olan bu sergiyi çok daha geniş kesimlerce izlenebilir kılmayı amaçlayarak sayfalarında yer veriyor.



Osmanlı Devleti’nde saray ve kamu binalarının inşaatını yönetmekle görevli Hassa Mimarları Ocağı’nın kadrosunda gayrimüslim mimarlar da bulunurdu. Bunlar arasında her dönemde Ermeni mimarların yer aldığı biliniyor. Ocağa küçük yaşta alınan gençler usta-çırak ilişkisi içinde yetişirdi. Yani Hassa Mimarları Ocağı bir çeşit mimarlık okulu gibi çalışırdı.

Kökleri 18. yüzyıla uzansa da, Osmanlı Devleti’nin hemen her konuda bilinçli ve kararlı bir biçimde Batı’ya yönelmesi, 19. yüzyılda, Tanzimat (1839) ve Islahat (1856) fermanlarının ilanıyla oldu. Batı’dan gelen değişiklik rüzgârı her alanı olduğu gibi mimarlığı da etkiledi. Yönetim, hukuk, eğitim, sağlık, toplumsal yaşam gibi alanlardaki yenilikler, okul, hastane, postane, istasyon, apartman, iş hanı gibi yeni bina türlerinin ortaya çıkmasına yol açtı.Osmanlı mimarisinin yabancısı olduğu bu binalarla, şehrin en azından bir bölümünün, fiziksel görünümü ciddi anlamda değişmeye başladı.

Bu arada, daha 1831’de, Hassa Mimarları Ocağı kapatılarak yerine devlet binalarının yapımını yürütmek üzere Ebniye-i Hassa Müdiriyeti kurulmuştu. Ama bu müdüriyetin görevleri arasında mimar yetiştirmek yoktu. Böylece 1883’te bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin çekirdeğini oluşturan Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi’nin eğitime başlamasına kadar, ülkede örgün bir mimarlık eğitimi olmadı.

Yeni tarz binaların bir bölümü, kendi ülkelerinin sefarethanelerini inşa etmeye gelen ve daha sonra İstanbul’da kalarak başka işler de alan yabancı (Avrupalı) mimarlar tarafından yapıldı. Balyan ailesi mimarları, zaten daha baştan beri sarayın inşaatlarını gerçekleştiriyordu. Yüzyılın ilk yarısından itibaren İstanbul’da padişahların yaptırdığı büyük camilerin hemen hepsi onların eseriydi. Giderek Levanten, Rum ve başka Ermeni mimarlar da kendi cemaatlerine ait kamusal ve özel binalar inşa etmeye başladı. Bunlar ya piyasadan yetişiyor, ya da Avrupa ülkelerindeki mimarlık okullarını bitiriyordu.
Müslüman Osmanlı kesiminde ise mimarlık artık “tutulan” bir meslek olmaktan çıkmış görünüyordu. Sanayi-i Nefise Mektebi açıldıktan sonra da, Mimarlık Şubesi öğrencilerinin çoğunu, uzun süre Rum ve Ermeni gençleri oluşturdu. Osmanlı Modernleşmesi diye anılan ve bütün 19. yüzyıla yayılan Batılılaşma sürecinde, başta Balyanlar olmak üzere Ermeni mimarlar İstanbul’un fiziksel çehresinin değişmesinde çok büyük rol oynadı.

Hasan KURUYAZICI



Proje Sahipleri: 
Hrant Dink Vakfı, HAYCAR Mimar ve Mühendisler Dayanışma Derneği, İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı, İstanbul Modern Sanat Müzesi

Sponsorlar : Enka Vakfı, Chrest Foundation, Fotoğraf Akademisi, APA Uniprint

Sergi Küratörü : Hasan Kuruyazıcı

Tasarım: Erkal Yavi

Fotoğraflar : Gökhan Tan, Adalar Müzesi, Atölye MD, Özgür Bali, Anıl Çizmecioğlu, Umur Çolgar, Sera Dink, Bahar Gökten, Burak Gölge, Tevfik Rıza Gözlükçü, Sibel Günak, Beril Gür, Burak Kara, Serhat Keskin, Tuba Kılıç, Görkem Kızılkayak, Berkay Tezcan, Duygu Tozduman, Damla Yedisan, Semra Yeşil, Kamil Yılmaz, Hasan Kuruyazıcı.
BATILILAŞAN İSTANBUL'UN ERMENİ MİMARLARI

"Batılılaşan İstanbul'un Ermeni Mimarları" sergisi 100 yılı aşkın süre İstanbul’un mimari zenginliğine katkıda bulunan Ermeni mimarları saygıyla anmak ve eserlerini tanıtmak amacı taşıyor. devamı...
Ziyaretçi Defteri
Adınız Soyadınız:
E-posta :
Başlık:
Mesaj: