MÜZE GÜNDEMİ

Türkiye’nin Antik Kentleri Sanal Mimarlık Müzesi’nde..

Tüm tarih ve arkeoloji meraklıları için sanal antik kentler turu! Türkiye’nin gezilip görülmeye değer 118 antik kentinden seçilmiş örnekler Sanal Mimarlık Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor..

Sanal Mimarlık Müzesi bu sergisinde araştırmacı yazar Yaşar Yılmaz’ın 3,5 yıl boyunca tek tek yerinde inceleyip, fotoğrafladığı  118 antik kentten seçkiler sunuyor. Yazarın  “Türkiye’nin Antik Kentleri” adlı sergiye kaynaklık eden kitabı Türkçe ve İngilizce olarak iki ayrı dilde YEM Yayın tarafından 2014 yılında yayımlandı. Antik kentler, kısa süreli yolculuklarla birbirine bağlanabilecek bir ulaşım düzenine ve topoğrafyaya uyarak, sekiz bölgede alfabetik olarak sıralanıyor. “Marmara” bölgesi ile başlayan kitapta, Ege bölgesi “Ege”, “İç Ege”, “Güneybatı Ege”; Akdeniz bölgesi ise “Batı Akdeniz”, “Orta Akdeniz”, “Doğu Akdeniz” olarak üçer bölüme ayrılırken, “İç Anadolu – Batı Karadeniz” ise sekizinci bölgeyi oluşturuyor.    

Türkiye’nin Antik Kentleri ve Ancient Cities of Turkey, adıyla yayına alınan sergiler, Yaşar Yılmaz’ın hazırladığı aynı adlı rehber kitaplardan yararlanılarak hazırlandı.  Sergi, tüm Anadolu ve Trakya’ya yayılmış 118 antik kentten, kısa süreli yolculuklarla birbirine bağlanabilecek bir ulaşım düzenine ve topografyaya uyarak, sekiz bölgede alfabetik olarak özel bir seçki içeriyor
Anadolu ve Trakya antik kentler yönünden oldukça zengindir. Anadolu’nun Asya ile Avrupa arasındaki köprü konumu bu tarihsel zenginliğin ana etkenlerindendir. Bu coğrafyada görülen şaşılası eskilikte ve farklılıkta tarihi yerleri başka bir coğrafyada görmek pek de olanaklı değildir. Sergiye konu olan antik kentler, tarihi kaynakların da desteğiyle ortaya çıkan kısa, öz ama doyurucu metinler, özgün fotoğraflar ve kısa yol tarifleri eşliğinde sunuluyor. Antik kentlerin pazaryeri, çeşme, tiyatro, hamam gibi kent çekirdeğini oluşturan önemli yapılarının yanı sıra önemli tarihi kişiliklerine, sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi vb. temel özelliklerine değiniliyor.

“Marmara” bölgesi ile başlayan kitaplarda Ege bölgesi “Ege”, “İç Ege”, Güneybatı Ege”; Akdeniz bölgesi “Batı Akdeniz”, “Orta Akdeniz”, “Doğu Akdeniz” olarak üçer bölüme ayrılırken, “İç Anadolu-Batı Karadeniz” sekizinci bölgeyi oluşturuyor.
Bu sergi eşliğinde antik kentleri gezen ziyaretçilerin, bu topraklarda yaşamış insanların binlerce yıl önce ürettiklerini kent planlarında, yer seçiminde, kalıntılardaki mimari elemanlarda, yontularda göreceğini; her ilgili ziyaretçinin değişmiş olarak çıkacağını umduğunu belirten Yaşar Yılmaz şunları söylüyor:

“İlkçağda kentlerin, can güvenliği nedeniyle, ulaşımı güç zirvelerde kurulduğunu, ancak imparatorluklar döneminde, güvenliğin sağlanmasıyla kentlerin ovalarda geliştiğini biliyoruz. Zorunluluk nedeniyle dağların kayalık, kıraç doruklarında kurulmuş kentlerin su kaynaklarından uzak olduğu bir gerçek. Bu sarp yerlerdeki su kültürünün nasıl işlediği; kentin su gereksinimini aylarca karşılayacak çözümün ne şekilde sağlandığı; yağmur sularının damla ziyan edilmeden özel tecritli kuyularda bozulmadan saklanışı Selge, Sillyon, Aigai, Termessos ve daha pek çok kent gezilirken incelenmelidir. Günümüzde su kaynaklarının hızla tükendiğini düşünürsek, geleceğimiz için bu kentlerin bize öğreteceği çok şey olduğunu görürüz. Ephesos’ta, Perge’de, Phaselis’te hamamların ısınma teknikleri, kanalizasyonun gelişmişliği gözden kaçırılmamalıdır.”
Ziyaretçi Defteri
Adınız Soyadınız:
E-posta :
Başlık:
Mesaj: